9 Ekim 2008 Perşembe

Seven kadın yatakta her şeyi yapmalı mı?


Evet, onun istediği gibi bir cinsel ilişki sona erdi. İlk önce erkek kadını sonra da kadın erkeği dudakları ile mutlu etti. Kadın artık kalkmak ve dişlerini fırçalamak istiyor. Ama kalkmaya cesaret edemiyor; çünkü partneri hala zevki sefa içinde mest olmakla meşgul! Aynı zamanda yaptıklarından dolayı mide bulantısı çeken kadın bir yandan da neyi yanlış yapıyorum diye düşünüyor.

"Beraber olduğum erkek bunu istiyor ve ben onu seviyorum!" Doğru, partneriniz bundan hoşlanıyor olabilir. Ama 'seven kadın her şeyi yapar' düşüncesinden kurtulmanın zamanı çoktan geldi. Bilhassa yatakta bunu aşmak gerekiyor.

Cinsel özgürlük kavramı birçok çift için her şeyi yapabiliriz değil, her şeyi yapmak zorundayız gibi algılanıyor. Oysa cinsel özgürlüğün gerçek anlamı istediğimiz her şeyi yapabiliriz, istemediklerimizi değil..
.
Tabuların yıkılması

Uzmanlar partnerlerin aşırı isteklerinin hatalara yol açtığını düşünüyor. Örneğin oral veya anal seksten hoşlanmayan kadınlar kendilerinde bir sorun olduğuna inanmaya başlayabilirler. Oysa iyi bir cinsel ilişki için kişilerin kendilerine şu soruları yöneltmeleri gerekiyor. Hoşlandıkları neler, neleri yaşamak istiyorum ve en önemlisi zevk almak için nelere ihtiyacım var?
Uzmanlara çok sık yöneltilen bir soru ise oral seksten nasıl hoşlanabilirim sorusudur. Hayat boyunca midye yemeyen bir insanın bundan hoşlanmasını sağlamak ne kadar zorsa, bu soruya da bir çözüm üretmek o kadar zor olsa gerek. Bu aslında; 'Midye tavayı sevmem için ne yapmam gerekir?' gibi garip bir durumdur. Uzmanlar birçok kadının oral seksten hoşlanmadıklarını ve bundan ötürü de kendilerini iyi hissetmediklerini söylüyor. Tabii bunun nedenleri farklı olabilir. Ama asıl önemlisi, bir kadının bunu yapmak isteyip istemediğine gerçek anlamda karar vermesidir. Bir kez, hatta birkaç kez denemekten bir şey olmayabilir, belki zevk de alınabilir. Ama zorla zevk almaya çalışmak pek doğru olmayabilir!

Kişiye özel duygular

Cinsellik iki insan arasında yaşanan özel bir duygu yoğunluğudur. Buna rağmen cinselliğin her geçen gün biraz daha cazibesini kaybettiğini söylemek mümkün. Çünkü sık sık yaşanan günübirlik ilişkiler, duygunun çok arkalara atıldığı ve sadece tensel hazların öne çıkarıldığı beraberlikler, zaman geçtikçe bunun bir yaşam biçimi haline dönüşmesi, kişiyi yorar, yıpratır ve zevk vermekten çok bir tüketime dönüşür. Oysa sevişmek, tenlerin buluşması, iki kişi arasında yaşanabilecek en mahrem, en özel duygu yoğunluğudur. Bunun özel yaşanmasına da son derece önem vermek gerekir.

Rahatlık ve korkmak

Günümüzde cinsellik hakkında birçok şey yazılıp çiziliyor. Bu da cinselliğin her yerde her şekilde konuşulmasına yol açıyor. Böylece de günümüz kadınları istediklerini çok daha rahat dile getirebiliyorlar. Fakat bunun karşılığında, cinsel rahatlık birçok korkuyu da beraberinde getiriyor. Hangi pozisyonların orgazmı kolaylaştırdığını bilmek iyi olabilir. Fakat bunları uyguladıktan sonra gerçek mutluluğa erişemeyen kadınlar kendilerinde bir sorun olduğunu düşünmeye başlayabilirler. Oysa ancak kafadan bütün sorunların, soruların, tabuların, korkuların, beklentilerin, her şeyin tamamen aşılmasıyla seks hak edildiği şekilde yaşanır ve beraberinde de mutlaka müthiş orgazmı getirir.

Hoşunuza gidenleri belirleyin!
Uzmanlar kadınların cinsel ilişkide kendilerine nelerin zevk verdiğine dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Hangi pozisyonda neyi hissediyorum? Bu soru çok önemlidir. Hatta işin sırrı burada denebilir. Sonrası ise kadına kalmış. Partnerinizi dilediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz. Sizin zevk almanız ona daha çok zevk verecektir. Aynı zamanda mutluluğa giden değişik yollar denemek de doğru olabilir. Fakat en önemlisi, kadınlar istemedikleri müddetçe yenilikleri reddedileceklerini deöğrenmelidirler.

Sorunlara konuşarak çözüm

Bunun birçok nedeni olabilir. Fakat en önemli nedenlerden biri kadınların kendilerini baskı altında hissediyor olmalarıdır. Kadınların her zaman her şeyden zevk almak zorunda olmadıklarını bilmeleri gerekir. Çünkü ancak bu şekilde gerçekten hoşlandıkları fantezileri hayata geçirebilirler. Ayrıca yatakta her şeyi yapmak istemeyen kadınların eşlerini kaybetme korkusunu yaşadıkları bir gerçektir. Fakat bu korkuların da aşılması gerekir. En doğrusu partnerlerin yatak odası sorunlarını rahatlıkla konuşmaları ve kendilerine en uygun çözümü bulmalarıdır. Konuşulmazsa sorunlar içinden çıkılmaz bir düğüme dönüşür. Yatak odası kabusu yaşamaya başlamadan önce, sorunları henüz küçükken çözmeye başlamalısınız. Elbette önce konuşarak, sonra da isteklerinizi hayata geçirerek...

Dogum Yaklasırken


dogum yaklasırken

1. Son ay kontrollerinizi yaptırın. Temel amaç, bebeğin plasentadan yeterli besin ve oksijen alabildiğinden emin olmak ve doğum şekli konusunda görüş sahibi olabilmektir.


2. Bebek hareketleri… Özellikle son iki ayda bebek hareketleri bebeğinizin sağlık durumu için güvenilir bir göstergedir.


3. NST; son ayda miad geçmesinde ve özel durumlarda bebeğin iyilik halinin saptanmasında önemli testlerdendir.


4.Miat geçmesi; titizlikle yaklaşım gerektiren stresli bir dönemdir.


Doğum için hastaneye giderken valizinizde neler olmalı?


Kendiniz İçin :Anne adayı, bebeği için hazırlayacağı bavula kendi kişisel bazı eşyalarını da ilave etmeli veya ayrı bir valiz yapmalıdır.


Mutlaka Gerekenler


Bunlar 2-3 takım gecelik veya pijama (bebeğinizi emzireceğinizden önden düğmeli olanları tercih edilmelidir), sabahlık, çorap, bol miktarda iç çamaşırı, kişisel temizlik ürünleri (diş fırçası, diş macunu, sabun, havlu, tarak, deodorant, kolonya, vs.), küçük el aynası, 1 paket hijyenik ped, en az iki adet emzirme sütyeni, meme ucunuza sürmek için krem, kirli çamaşır torbası.


İnce detaylar


Ses kayıt eden cihazınız varsa, yanınızda götürerek bebeğinizin ilk ağlamalarını kaydedebilirsiniz. Varsa video kamera veya fotoğraf makinenizi de yanınızda götürmeniz, ilk günün o güzelliği ve mutluluğunu ileride tekrar yaşama imkanı sunacaktır… Eğer bebeğiniz için günlük tutmayı planlıyorsanız, yanınızda bir defter ve kalem götürmeyi de ihmal etmeyin. İlk günün heyecanı ve mutluluğunu anında aktarma imkanınız olmuş olur.


Güzel görünmek sizin de hakkınız


Doğumdan sonra solan cildinizi biraz olsun canlandırmak, eşinize ve gelen ziyaretçilere daha güzel ve bakımlı görünebilmek için, en önemlisi kendiniz için birkaç makyaj malzemenizi de yanınızda götürebilirsiniz. Hastaneden çıkarken giyeceğiniz kıyafeti doğumdan önce hazırlayıp, yerini eşinize göstermenizde çok büyük fayda var. Tabiki önceden hazırladığınız valizinize de koyabilirsiniz. Yanlız hazırlayacağınız kıyafetin bedeninin, doğum öncesi kıyafetlerinizden en az bir beden daha geniş olmasına dikkat edin veya bol elbiseleri tercih edin. Ya da hamileyken giydiğiniz hamile kıyafetlerinizden bir takım koyabilirsiniz.


Bebeğiniz için :


Bebeğiniz için götürmeniz gereken birçok eşya var…


• En küçük boy çocuk bezi (1 paket)


• Islak mendil (allerjik testi yapılmış olan markalar tercih edilmelidir)


• Zıbın (3 adet)


• Uzun kollu, bacaklı body (tulum) veya pijama (3 adet)


• Başlık (2 adet)


• Patik (2 çift)


• Çorap (3 çift)


• Eldiven (2 çift)


• Mevsime uygun yelek veya hırka (1-2 adet)


• Bebek battaniyesi (1-2 adet)


• Yumuşak küçük havlu (4-5 adet) Hastaneden çıkarken bebeğinizi taşıyabileceğiniz bir portbebe ve bebek bakım çantası da listeye dahil edilmelidir. Hastaneden çıkarken bebeğinize giydirmek istediğiniz özel bir giysi varsa onu da unutmayın…


Son olarak; Kişisel temizlik için doğumdan 1 hafta öce epilasyon yaptırın. Doğum öncesi , Oje , takma diş , takı ( yüzük , küpe , kolye ) varsa çıkartın

Mayolar














7 Ekim 2008 Salı

Cildiniz Sonbahar İçin Hazır mı?






Yeni mevsime sağlıklı bir ciltle girmek için kolları sıvamanızın vakti geldi. Sonbaharı hem sağlıklı hem de güzel yaşamak, diğer yandan da kışa hazırlanmak için kendinize zaman ayırmanız gerekiyor. Uzmanlar, yazın yıpranan ve kuruyan cildinizi hem sağlığınız, hem de güzelliğiniz için sonbahara hazırlamanız gerektiği konusunda yapılması gerekenleri sıraladı:
NEDEN BAKIM YAPMALI?
* Yaz sonunda güneşe maruz kalarak yorulan cildin sorunları sonbaharda kendini gösteriyor.
* Kuruluk lekenme ve sivilceler ortaya çıkıyor. Esnekliği kaybolan ciltte erken yaşlanma belirtileri görülmeye başlanıyor.
* Bronzluğu sevenlerin sayısı hiç de az değil. Bu rengin kalıcılığını korumak için düzenli olarak cilde ihtiyacı olan nemi vermek ve bakım uygulamak gerekiyor.
* Ultraviyole ışınları cildi kurutuyor ve yağ üretimini düzenliyor. Ancak bu, mevsim geçişinde her yaşın korkulu rüyası sivilceye yol açıyor.




UYGULAMANIZ GERKENLER
* Cildi ölü hücrelerden kurtarmak için peeling yapmak gerekir. Haftada 2-3 kez cilde nem maskesi uygulayın.
* Yaz aylarında kullandığınız hafif dokulu cilt ürünlerini gözden geçirin ve mevsime uygun bir ürün seti almak için bir uzmana danışın.

* Teninizin dengesini sağlamak için cilt yapınıza uygun bir nemlendirici kullanın.
* Cildiniz aşırı kuruysa temizlik için nemlendirici kullanmayın. Yapınıza uygun bir temizleme kremi alın.
* Boyun ve dekolte bölgenize özel bakım kremleri kullanın. Bronzluk kalıcı olsun.
* Cilt bakımınızı ertelemeyin. Aksi halde güneşin zararlı etkilerinin, güzelliğinizi yenmesine izin verirsiniz…

2 Ekim 2008 Perşembe

İdrarla Gebelik Testi


İdrarla gebelik testi
Tüm hamile kadınların başvurduğu en pratik test usülü, tüm eczanelerden temin edilebilecek, idrarla yapılan hamilelik testleridir.
Eczanelerden kolayca temin edilebilen ucuz ve basit bir yöntemdir.
hCG ismi verilen gebelik hormonunun idrarda tespiti prensibine dayanır.
hCG düzeyi 20miÜ üzerinde ise pozitif sonuç verir.
Cinsel birleşmenin ertesi günü yapılması anlamsızdır, hiçbir sonuç vermez.
Sağlıklı bir sonuç alınması için adet gününün 1-2 gün geçmesi gerekmektedir.
Kanda yapılan B-HCG testi miktarı tam gösterdiğinden dolayı çok duyarlıdır ve adet günü daha geçmeden sonuç verir.
* Sabah ilk idrar konsantre olduğu için daha sağlıklı sonuç verir.
* Gebelik testini aç veya tok yapmanız fark etmez.
* İdrar testinin yanlış negatif çıkma ihtimali az da olsa mümkün olduğundan dolayı adet gününüzden 1-2 gün sonra yaptığınız test Negatif yani Yok çıkar ise 2-3 gün sonra tekrar edin.
İdrar testinde ;
Tek çizgi çıkar ise negatif,
Çift çizgi çıkar ise pozitif,
İkinci çizgi silik ise şüpheli olarak değerlendirilir. (2-3 gün sonra tekrar et)
Hatalı negatif test çok erken yapıldığında veya kullanılan testin bozuk veya günü geçtiği durumlarda görülebilir.
Hatalı pozitif test bazı ilaçların kullanımında veya kimyasal gebelik durumunda ortaya çıkar.Çok nadir görülür.
Gebelik testinde en küçük bir şüpheniz olduğunda mutlaka doktorunuza başvurun.
Hamilelikte 40 Hafta Boyunca Sizi Neler Bekliyor ?
Hamilelik dönemi, aynı zamanda kaygı dönemi… Aklınızda pek çok soru işareti oluşabilir. Bu 40 haftalık süreci daha rahat ve huzurlu geçirebilmeniz için, size aşama aşama bilgi veren bir rehber hazırladık.

Gebelikte 0-7 Hafta

Eğer düzenli olarak gittiğiniz bir doktorunuz yoksa, hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren, güvenebileceğiniz bir doktor bulmalı ve ilk muayenezi olmalısınız.
Doktorunuz size folik asit tavsiyesi önerdiyse, bilmenizde fayda var: günlük önerilen doz 0.4 miligramdır ve bunun tümünü tek bir dozda almalısınız.
Cinsel yaşamınızı normal şekilde sürdürebilirsiniz. Fakat kanama, ağrı, düşük, erken doğum, enfeksiyon gibi riskli durumlarda, cinsel yaşamınıza kısıtlama getirmeniz gerekebilir.

Gebelikte 8-11 Hafta

Hormonlarınızın etkisiyle bu haftalarda çeşitli cilt problemleri yaşayabilirsiniz.
Artık ultrasonda bebeğinizin kalp atışlarını duyabilirsiniz.
Göğüslerinizde dolgunluk ve hassasiyet artabilir. Göğüslerinizi alttan destekleyen bir sutyen kullanmanızda fayda var.
Mide yanması sorunu yaşayabilirsiniz.
Saçlarınız ve tırnaklarınız çok daha hızlı uzayacaktır.
11-14 üncü haftalar arasında ” ikili test ” yapılır ve bebeğin ense kalınlığı ölçülerek down sendromu riskine bakılır.
Gebelikte 12-19 Hafta

Bu dönemde burun kanaması, tansiyon düşüklüğü, kasık ağrıları görülebilir.
14 üncü haftadan sonra ikinci trimester döneme giriyorsunuz. Bu dönem gebelikte en rahat edeceğiniz dönemdir. Bulantılarınız kalmaz.
Bebeğin cinsiyeti artık görülebilir.
üçlü test yapılır.

Gebelikte 20-23 Hafta

Bu haftalarda Renkli Doppler Ultrasonografi yapılır.
Renkli Doppler Ultrasonografi : damar içindeki değişiklikleri rakamsal, görsel ve işitsel olarak inceleyebilmeyi sağlayan bir teknolojidir.

Gebelikte 24-28 Hafta

Hamileliğinizde görülen şeker hastalığı için, doktorunuz sizden şeker yükleme testi yapılmasını önerebilir.
Bacak krampları, rahimde ani kasılmalar, basur, varisler, bacaklarda şişlik, kaşıntılı cilt çatlakları, bel ağrıları, ayağınızdaki şişmeler, mide yanması ve hazımsızlık yaşayabilirsiniz.
Nefes alma problemi de ortaya çıkabilir. Başınızın altına yüksek bir yastık koyarak uyamayı deneyin.

Gebelikte 29-31 Hafta

Bacaklarınızda kasılmalar ve kramplar hissedersiniz, doktorunuza danışarak magnezyum takviyesi alabilirsiniz.
Bu dönemde çok sık rüya gördüğünüzü farkedeceksiniz.
Ellerinizde de ödem oluşabilir.

Gebelikte 32-33 Hafta

Çalışıyorsanız, 32. haftanın sonunda yasal doğum iznine ayrılma hakkına kavuşuyorsunuz. Doktorunuzun onayıyla, 37 inci haftaya kadar çalışabilir ve bu süreyi doğum sonrası izninize ekleyebilirsiniz.
Gebelikte 34-36 Hafta

Braxton-Hicks adı verilen ve sizi doğuma hazırlayan kasılmalar sıklaşabilir. Kısa sürerler ve düzensizdirler.
Bebeğinizin hareket etmesi sağlıklı olduğunun göstergesidir.
36 ncı haftadan itibaren muayeneye her hafta gitmelisiniz.
Gebelikte 37-40 Hafta

Doktorunuz doğuma engel bir ” çatı ” darlığını tespit için muayene yapar.
Doğum sancıları her an başlayabileceğinden, nasıl bir sancı olduğunu bilmelisiniz. Doğum başladığında, kasılmalar düzenli aralıklarla oluşur. 10 dakikada üç kez ortaya çıkar ve her kasılma yaklaşık 50 saniye sürer.

Hamilelik


Sezaryan ile doğum
Sezaryan ile doğum kısaca anlatılacak olursa, bebeğin, çeşitli nedenlerle anne karnından rahimi yani uterusu cerrahi müdahele ile açarak çıkartılmasıdır. Vajinal doğumun mümkün olmadığı, annenin hayatının veya bebeğin sağlığının tehlikede olduğu teşhisi koyulan durumlarda
Daha önceleri, anestezi için kullanılan ilaçların yetersizliği ve bebeğe olan tehlikesinden ötürü, korkulan bir ameliyat olmasına karşın günümüzde teknolojinin ilerlemesi, yeni ilaçların ve anestezininin gelişmesi sayesinde risk çok daha azaltılmış bir ameliyattır.
Sezeryan, ortalama 45 dk – 1 saat arasında sürer. Ameliyata Pfanenstel dediğimiz kasık bölgesinin (symphisis pubis kemiği) yaklaşık 3-4 cm üzerinden yatay şekilde, 10 cm lik bir kesi ile başlanır. Ardından cilt altı yağ dokusu, kasların koruyucu kılıfı yani fasya, kas tabakası, parietal periton yani karın içi zarı, visceral periton, uterus ve amniyon zarı kesilerek anne karnındaki bebeğe ulaşılır. Bebek alındıktan sonra göbek bağı klemplenerek kesilir, bebek çocuk doktoruna verilerek ilk muayenesi yapılır.
Bebeğin çıkartılmasını takiben plasenta rahmin içinden çıkarılır ve ramin içi zarlardan temizlenir. Uterus yani rahim kas tabakası dikilir ,visceral periton yani rahmi saran zar dikilir, ardından sırayla parietal periton , kas tabakası, fasya, cilt altı ve cilt dikilerek ameliyat sonlandırılır.
Normal doğum
Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır. 1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre. 2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci evre. 3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır.
Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.
Normal vajinal doğumun üstünlükleri

Normal vajinal doğumun, hem sizin hem de bebeğiniz için sezaryenle doğuma göre üstünlükleri vardır. Vajinal doğumunuz sonrasında, birkaç saat içinde normal aktivitelerinizi yapabilir, çok kısa sürede bebeğinizi emzirmeye başlayabilirsiniz. Ayrıca normal doğum ile hamilelik öncenizdeki yaşamınıza dönmeniz çok daha kolay olur. Normal doğumunuz sonrası vücudunuzun eski şekline dönmesi, sezaryene oranla daha çabuktur. Doğumunuzu yapar yapmaz bebeğinizi kucaklayabilir ve emzirebilirsiniz. Ayrıca doğumunuz sırasında bebeğinizin dünyaya gelişine canlı canlı şahit olabilir ve o tarifsiz mutluluğu yaşayabilirsiniz hem de bebeğinizle çok daha çabuk özel bir bağ kurabilirsiniz.

Normal gerçekleştireceğiniz doğumunuz sırasında, bebeğiniz kemik kanalınızdan geçip (Pelvis kemikleriniz), vajinanızdan çıkarken göğüs kafesinde oluşan baskı, bebeğinizin akciğerlerindeki sıvının çok büyük kısmının boşalmasına ve nefesini daha rahat almasına yardımcı olur. Sezaryenle yapacağınız doğumda bu durum söz konusu olmadığından, sezaryenle doğan bebeklerde “yeni doğanın geçici takipnesi” ve “ıslak akciğer” adı verilen solunum sıkıntıları, vajinal doğuma oranla 5 kat daha sık görülür.
Doğum ağrısı nedir?
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Doç. Dr. Hanife Altunkaya: “Doğum ağrısı kendine has özellikleri olan, çok yönlü bir ağrıdır. Doğum sırasında, doğumun evrelerine göre ağrının şiddeti, süresi, yayılımı ve kalitesi değişir.” diyor ve konu ile ilgi bizi bilgilendiriyor.

Doğum ağrısı, insanın hissedebileceği ağrıların en şiddetlisidir, ancak bunun yanı sıra en hızlı unutulanıdır. Hamileliğinizde ağrınızı algılanmanızda sensoriyel, emosyonel, davranışsal ve çevresel faktörlerinizin de etkisi vardır. Ağrı, doğumunuzun başladığını bildiren, biyolojik bir işarettir, ancak doğumunuza ağrınızın mutlaka eşlik etmesi gerekmez.
Doğum ağrınız, primer olarak rahminizden ve perine (Vajina girişi ile makat arasında kalan bölge) bölgenizdeki ağrı reseptörlerinizden kaynaklanır. Rahim, rahim ağzı, pelvis ve perineden gelen ağrılı uyaranlarınız, spinal kord segmentleri tarafından, innerve edilen dermatomlar boyunca hissedilir. Doğumunuzun başlangıç dönemindeki ağrınız, rahim kasılmalarınıza ve rahim ağzınızın gevşemesine (Servikal dilatasyon) neden olan ağrıdır. Bu yüzden, doğumunuzun ilk döneminde ağrınız genellikle bel, göbek çevresi ve pubiste hissedilir. Doğumunuzun ikinci evresinde ise, pelvis tabanının gerilmesi ve vajinanızdan kaynaklanan ağrı daha alt seviyelerde (Uyluk ve bacaklarınızda yanıcı, sızlayıcı kramp tarzında) hissedilir.