kadinda cinsellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadinda cinsellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2008 Salı

Cinsel ilişki


Başlangıç Safhası: Terketmek erkek için kabalık, kadın için eziyettir. Beş duyudanda faydalanmalıdır.


Görme

İlişki öncesi gözler cinsel hisleri tahrik edecek şeyleri görmeli. -Vakit gece ise, fazla ışıklı olmaması, ışığın söndürülmesi veya ışığın az olması uygundur. -Kadında veya erkekte ister giyinik ister çıplak olsun gözleri rahatsız edecek, az-çok soğukluk etkisi yapacak görüntüler olmamalı.-Kadının -dışarıya değil erkeğine karşı süslenmesi gerekir.


Duyma
-İlişki öncesinde can sıkıcı sözler olmamalı -Gönül alıcı fısıldaşmalar, tatlı bir sohbet en azından sevgi dolu birkaç söz.


Koklama


-Güzel kokular etkileyicidir. Bu inceliği bilen kadın, o anda güzel kokularla kokulanmayı da ihmâl etmez. -Bedenin temizliği ve hoş olmayan kokudan arınmış olması da yeterlidir. -Eşlerin temiz vücudlarından birbirine verdiği fıtrî ve tabii kokunun, başlı başına te'sirli bir gücü vardır. -En çok rahatsız edici kokular, ağız kokusu ile ağır ter kokusudur. -Vücudda fazla ter toplayan koltukaltı ve kasık bölgeleri, haftada bir tıraş edilmeli ve yıkanmalıdır.


Tatma


-Dişler fırçalanmalı veya misvâklanmalıdır. -Ağızda soğan sarmısak veya sigara kokusu rahatsız edicidir. -İlişki başlangıcında ağız bölgesinin, dil ve dudaklar çevresinde yaptığı temaslar da, tatma hissinden gerekli zevki almaya yeterlidir..


Dokunma ve Okşama


İlişkiye hazırlanmada "aşk oyunları" denilen en te'sirli yöntem vücudun çeşitli yerlerine yapılan dokunma ve okşama işidir. Bunun için önce yeteri kadar soyunmuş olmalıdır. -Üst vücudda bir iç elbisesinden başkasını bırakmamak, hattâ vaziyete göre, yatak içinde soyunmuş olmak, ilişki zevkinin ziyâdesiyle yaşanmasını sağlar. -Dokunma ve okşama vazifesi, kadından çok erkeğe düşer. -Kadında omuz ve dizlerden mahrem yerlere kadar birçok bölge, okşanmaya karşı hassastır. -Temas ve taramalar, çevreden merkeze doğru kayarak, kadında asıl temâs için kuvvetli bir arzu belirinceye kadar devam etmelidir.

13 Ekim 2008 Pazartesi

Cinsel İlişkide Korunma Yöntemleri


Gebelikten Korunma Yöntemleri

Gebelikten korunmak için herhangi bir yöntem kullanmadan cinsel ilişkide bulunan kadınların % 80-90′ı bir yıl içinde gebe kalır. Bu nedenle eğer bir süre ya da bundan sonra hiç bebek istenmiyorsa mutlaka etkili bir gebelikten korunma yöntemi kullanılmalıdır. Pek çok korunma yöntemi arasından size ve birlikte olduğunuz kişiye en uygun olanını seçmek için üniversitenizin Mediko-sosyal Sağlık Merkezi Gençlik Danışma Birimi’ne, sağlık ocaklarına, devlet hastaneleri ve SSK hastanelerine bağlı aile planlaması kliniklerine, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerine, aile hekiminize veya bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurabilirsiniz.

1. Hap ve Mini Hap
Genel Özellikler
· Her gün düzenli alınması gerekir.
· Kadında yumurtlama ve döllenmeyi engeller.
· Doğru kullanıldığında çok etkilidir.
· Adetin ilk beş günü içinde, tercihen ilk günü alınmaya başlanmalıdır.
· Adet öncesi gerginliği ve adet sancılarını önler.
· Rahim ve yumurtalık kanserlerine karşı koruyucudur.
· Adet kanamalarının miktarını azalttığından bu nedenle oluşabilecek kansızlığa karşı koruyucu etkileri vardır.
· Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.

Hap
· Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından ikisini (östrojen ve progesteron) içerir.
· 35 yaş ve üstünde olup, sigara içen kadınlar hapla korunacaksa sigarayı bırakmalıdır.
· Anne sütünün miktarını azalttığı ve yapısını değiştirdiği için emzirirken kullanılmaz.

Mini Hap
· Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından yalnızca birini (progesteron) içerir.
· Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.

2. Aylık İğne
. Düzenli olarak ayda bir kez, kas içine enjeksiyonla uygulanır.
. Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından ikisini (östrojen ve progesteron)içerir.
. Yumurtlama ve döllenmeyi engeller.
. Doğru kullanıldığında çok etkilidir.
. Adetin ilk yedi günü içinde tercihen ilk günü uygulanır.
. 35 yaş üstünde ve sigara içen kadınlar sigarayı bıraktıklarında kullanabilirler.
. Anne sütünün miktarını azalttığı ve yapısını değiştirdiği için emzirirken kullanılmaz.
. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu,klamidya gibi) korumaz.

3. Üç Aylık İğne
. Düzenli olarak üç ayda bir, kas içine enjeksiyonla uygulanır.
. Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından yalnızca birini (progesteron) içerir.
. Yumurtlama ve döllenmeyi engeller.
. Doğru kullanıldığında çok etkilidir.
. Adetin ilk yedi günü içinde tercihen ilk günü uygulanır.
. Ara kanamaları olabilir ve uzun kullanıldığında kullanım sırasında adet görülmeyebilir.
. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
. İğneler kesildikten sonra, tekrar gebe kalmak, ortalama dokuz ay gecikebilir.
. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu,klamidya gibi) korumaz.

4. Deri Altı Kapsülleri
. Kolun iç kısmına yerleştirilen ve kibrit çöpü büyüklüğünde silikon çubuklardır.
. Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından yalnızca birini (progesteron) içerir.
. Yumurtlama ve döllenmeyi önler.
. Türüne göre üç ya da beş yıl boyunca gebelikten korur.
. Çok etkilidir.
. Gebelik şüphesi olmayan herhangi bir günde, tercihen adetin ilk yedi günü içinde uygulanır.
. Adet kanaması miktarında azalma, ara kanamalar ve lekelenmeye neden olabilir.
. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.

5. Rahim İçi Araç
. Rahim içine yerleştirilen küçük plastik bir araçtır. Bakır ve hormon içeren tipleri vardır.
. Döllenmeyi önler.
. Çok etkilidir.
. 10 yıla kadar koruyan bakırlı tipleri vardır.
. Kadının gebe olmadığından emin olunan herhangi bir zamanda uygulanabilir. Uygulama sırasında adetli olmak gerekli değildir.
. Çıkartıldığında hemen gebe kalınabilir.
. İlk aylarda lekelenme, adet miktarında artma veya adet süresinde uzamaya, adet sancısına neden olabilir.
. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.
. Kurallarına göre uygulandığında enfeksiyona neden olmaz.

6. Kondom (Prezervatif, Kılıf, Kaput)
. Erkekler tarafından kullanılmak üzere bir çeşit lastikten yapılmış çok ince ve esnek bir kılıftır.
. Cinsel ilişki sırasında, meni içindeki erkek tohum hücrelerinin (sperm) kadının vajinasına geçmesini engeller.
. Doğru kullanıldığında oldukça etkilidir.
. Her cinsel ilişki için YENİ, KULLANILMAMIŞ BİR KILIF kullanılır. Kılıf sertleşmiş erkeklik organına, kadının vajinasına HİÇ TEMAS ETMEDEN ÖNCE takılır. Boşalma sonrası organ gevşemeden çıkartılmalıdır.
. CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLARDAN (HIV/AIDS, HEPATİT-B, FRENGİ, BEL SOĞUKLUĞU, KLAMİDYA GİBİ) KORUR.
. Hiçbir yan etkisi yoktur.

7. Diyafram
. İnce lastikten yapılmış, rahim ağzını örten kubbe şeklinde bir araçtır.
. Erkek tohum hücrelerinin (sperm) hazneden (vajinadan, döl yolundan) rahme geçmesini engeller.
. Doğru kullanıldığında oldukça etkilidir.
. Cinsel ilişkiden önce yerleştirilir ve ilişkiden en erken altı saat sonra çıkarılır.
. Doğru kullanılırsa, aynı diyafram yıkanıp kurulanarak iki yıl süreyle kullanılabilir.
. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
. Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucudur.

8. Kadın Kondomu
. İnce, şeffaf, yumuşak plastikten yapılmış, uçları halka ile gerilmiş kılıf şeklinde bir araçtır.
. Cinsel ilişki öncesinde, kadının vajinasına yerleştirilir.
. Cinsel ilişki sırasında, meni içindeki spermlerin kadının vajinasına dökülmesini engeller.
. Spermisitle birlikte ve doğru kullanıldığında oldukça etkilidir.
. Her cinsel ilişkide yeni bir kadın kondomu kullanılmalıdır.
. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
. CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLARDAN (HIV/AIDS, HEPATİT-B, FRENGİ, BEL SOĞUKLUĞU, KLAMİDYA GİBİ) KORUR.
. Hiçbir yan etkisi yoktur.

9. Spermisitler (Sperm Yok Ediciler)
Kadının vajinasına konularak uygulanan jel, fitil ve köpüren tabletlerdir. Tabletlerin erimesi için cinsel ilişkiden 10 – 15 dakika önce vajinanın derinine uygulanmaları gerekir. Etkisini tam gösterebilmesi için cinsel ilişkiden sonra da en az 6 saat vajina hiçbir sebeple yıkanmamalıdır. Vajinanın doktor tarafından önerilmedikçe, herhangi bir sebepten yıkanması doğal korunmasını bozarak enfeksiyonların oluşma riskini artıracağından kesinlikle önerilmez.

. Erkek tohum hücrelerini vajina içinde etkisiz hale getirerek gebeliği önler.
. Doğru kullanıldığında oldukça etkilidir.
. Her cinsel ilişki için uygulama tekrarlanmalıdır.
. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.
. Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucudur.

10. Kadında Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu)
Artık çocuk istemeyen çiftlerde, kadınların yumurtalık kanallarının/tüplerin ameliyatla bağlanmasıdır.

· Tüpler bağlandığı için yumurta, erkek tohum hücresi (sperm) ile karşılaşmaz. Böylece döllenme engellenir.
· Gebelik şüphesi olmayan herhangi bir zamanda, kadın evli ise kendisinin ve eşinin yazılı onayı ile yapılır.
· Çok etkilidir.
· Cinsel arzu, yeterlilik ve doyumda, adet kanamalarında hiçbir değişikliğe yol açmaz.
· Hastanede yatmayı gerektirmez.
· Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.

11. Erkekte Kanalların Bağlanması (Vazektomi)
. Artık çocuk istemeyen çiftlerde, erkeklerin tohum (sperm) kanallarının bağlanmasıdır.
. Kanallar bağlandığı için erkek tohum hücreleri (spermler) boşalma sıvısına geçmez. Böylece döllenme engellenir.
. Koruyuculuğun başlaması hemen gerçekleşmez. İlk 20 boşalmada ya da yaklaşık 3 ay süreyle kondom (prezervatif, kılıf) gibi ek bir yöntem kullanılmalıdır.Çok etkilidir.
. Cinsel arzu, yeterlilik ve doyumda, erkeklik organının sertleşmesinde hiçbir değişikliğe yol açmaz.
. Erkek evli ise kendisinin ve eşinin yazılı onayı ile yapılır.
. Cilt kesilmeden ve dikişsiz olarak yapılabilir. Hastanede yatmayı gerektirmez.
. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.

12. Doğal Korunma Yöntemleri
a. Doğurganlık Belirtilerine Dayalı Yöntemler
. Kadının doğurgan olduğu yumurtlama dönemlerinin belirlenerek bu süre içinde cinsel ilişkide bulunulmaması temeline dayanırlar.
. Rahim ağzından gelen akıntının tipi ve miktarı, rahim ağzının sertliğinde ve düzeyindeki değişiklikler ve vücut sıcaklığı değişimleri değerlendirilerek kadın tarafından uygulanır.
. Emzirme, menopoz ve hormon kullanımını izleyen sürelerde doğurganlık belirtilerini saptamak zor olabilir.
. Doğal aile planlaması yöntemlerini etkili bir biçimde kullanabilmek için iyi bilgilendirilmiş ve bu konuda eğitilmiş olmak gerekir.
. Hiçbir yan etkisi yoktur.
. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.

b. Emzirme İle Korunma (Laktasyon Amenoresi)
. Doğumdan sonra, ilk altı ay boyunca anne, bebeğini sadece anne sütü ile sık aralarla, günde toplam en az 60 dakika süreyle emzirerek beslediği takdirde, annede yumurtlama gerçekleşmeyebilir. Bu durumda cinsel ilişki olsa dahi gebelik oluşmaz.
. Bu süre sırasında adet kanaması görülür, ek gıdaya geçilir ya da anne emzirmeyi keserse bu yöntemin koruyuculuğu çok azalır.
. Emzirme ile korunmanın doğumu izleyen ilk altı aydan sonra mümkün olmayacağı bilinmeli ve daha bu süre bitmeden mutlaka etkili bir biçimde gebelikten korunmalıdır.

c. Geri Çekme (Dışarı Boşalma)
· Cinsel ilişki sırasında, boşalma olmadan önce, erkeğin penisini kadının vajinasından çıkararak dışarıya boşalmasıdır.
· Etkililiği tamamen kullanıcıya bağlıdır, her çift başarıyla uygulayamaz.
· Bu yöntemin doğru uygulanabilmesi ve cinsel ilişkinin olumsuz etkilenmemesi için iki tarafında bu konuda istekli ve kesin kararlı olması gerekir.

13. Acil Korunma
Yine de; korunmasız cinsel ilişkide bulunduysanız ya da bir korunma yöntemi kullanırken beklenmedik bir durumla karşılaşırsanız ve gebe kalmak istemiyorsanız acil önlem alabilirsiniz. Bunun için cinsel ilişkiden sonraki ilk üç gün (72 saat) içinde aile planlaması hizmeti sunan bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. On iki saat arayla, iki kez olmak üzere, içindeki hormon miktarına göre belirlenen adette hap içerek ya da beş gün içinde rahim içi araç uygulanarak korunabilirsiniz. Bu durumda ne kadar erken başvurursanız o kadar etkili korunma sağlarsınız. İlişki sonrası hapla korunma, kadının adet düzeninin doğal seyrini etkilediğinden sık sık başvurulacak bir yöntem değildir. Ancak beklenmedik durumlarla (kondomun yırtılması, hapın unutulması, doğal yöntem kullanırken hata, tecavüze uğrama vb.) karşılaşıldığında kullanılabilir.

Acil Korunma Yöntemleri Nasıl Kullanılır?
Gebelik için önlem alınmadan gerçekleşen cinsel ilişkiden sonra, istenmeyen gebelikleri önlemek için, aşağıdaki seçeneklerden biri uygulanabilir.

Hap kullanma seçeneği
İlişkiden en kısa süre sonra fakat 72 saat dolmadan

1) Düşük dozlu doğum kontrol hapları :
30 mcgm ethinylestradiol

150 mcgm Levonorgestrel veya 30 mcgm ethinyl estradiol 300 mcgm Norgestrel içeren doğum kontrol hapları

2) Yüksek dozlu doğum kontrol hapları :
50 mcgm ethinyl estradiol 250 mcgm Levonorgestrel veya 50 mcgm ethinyl estradiol 500 mcgm Norgestrel içeren doğum kontrol hapları

DİKKAT! Doğum kontrol hapları farklı miktarlarda hormon içerir ve buna bağlı olarak acil korunma için kullanılabilecek miktarlar değişir. Yukarıdaki dozajlara göre kullanılmalıdır.

Haplar piyasada farklı ticari isimlerle bulunurlar, Gençlik Danışma Birimi’ndeki sağlık elemanlarından bu konuda yol göstermesi istenebilir.

Rahim İçi Araç (spiral) Seçeneği
İlişkiden sonraki ilk beş gün içinde bir sağlık kurumuna başvurup, Rahim İçi Araç uygulaması istenebilir.

Rahim İçi Araç uygulamasıyla acil olarak korunmak için adet görmüş olmak gerekli değildir. Ancak korunmasız ilişkiden önceki günlerde gebe kalınmadığından emin olunmalıdır.

9 Ekim 2008 Perşembe

Seven kadın yatakta her şeyi yapmalı mı?


Evet, onun istediği gibi bir cinsel ilişki sona erdi. İlk önce erkek kadını sonra da kadın erkeği dudakları ile mutlu etti. Kadın artık kalkmak ve dişlerini fırçalamak istiyor. Ama kalkmaya cesaret edemiyor; çünkü partneri hala zevki sefa içinde mest olmakla meşgul! Aynı zamanda yaptıklarından dolayı mide bulantısı çeken kadın bir yandan da neyi yanlış yapıyorum diye düşünüyor.

"Beraber olduğum erkek bunu istiyor ve ben onu seviyorum!" Doğru, partneriniz bundan hoşlanıyor olabilir. Ama 'seven kadın her şeyi yapar' düşüncesinden kurtulmanın zamanı çoktan geldi. Bilhassa yatakta bunu aşmak gerekiyor.

Cinsel özgürlük kavramı birçok çift için her şeyi yapabiliriz değil, her şeyi yapmak zorundayız gibi algılanıyor. Oysa cinsel özgürlüğün gerçek anlamı istediğimiz her şeyi yapabiliriz, istemediklerimizi değil..
.
Tabuların yıkılması

Uzmanlar partnerlerin aşırı isteklerinin hatalara yol açtığını düşünüyor. Örneğin oral veya anal seksten hoşlanmayan kadınlar kendilerinde bir sorun olduğuna inanmaya başlayabilirler. Oysa iyi bir cinsel ilişki için kişilerin kendilerine şu soruları yöneltmeleri gerekiyor. Hoşlandıkları neler, neleri yaşamak istiyorum ve en önemlisi zevk almak için nelere ihtiyacım var?
Uzmanlara çok sık yöneltilen bir soru ise oral seksten nasıl hoşlanabilirim sorusudur. Hayat boyunca midye yemeyen bir insanın bundan hoşlanmasını sağlamak ne kadar zorsa, bu soruya da bir çözüm üretmek o kadar zor olsa gerek. Bu aslında; 'Midye tavayı sevmem için ne yapmam gerekir?' gibi garip bir durumdur. Uzmanlar birçok kadının oral seksten hoşlanmadıklarını ve bundan ötürü de kendilerini iyi hissetmediklerini söylüyor. Tabii bunun nedenleri farklı olabilir. Ama asıl önemlisi, bir kadının bunu yapmak isteyip istemediğine gerçek anlamda karar vermesidir. Bir kez, hatta birkaç kez denemekten bir şey olmayabilir, belki zevk de alınabilir. Ama zorla zevk almaya çalışmak pek doğru olmayabilir!

Kişiye özel duygular

Cinsellik iki insan arasında yaşanan özel bir duygu yoğunluğudur. Buna rağmen cinselliğin her geçen gün biraz daha cazibesini kaybettiğini söylemek mümkün. Çünkü sık sık yaşanan günübirlik ilişkiler, duygunun çok arkalara atıldığı ve sadece tensel hazların öne çıkarıldığı beraberlikler, zaman geçtikçe bunun bir yaşam biçimi haline dönüşmesi, kişiyi yorar, yıpratır ve zevk vermekten çok bir tüketime dönüşür. Oysa sevişmek, tenlerin buluşması, iki kişi arasında yaşanabilecek en mahrem, en özel duygu yoğunluğudur. Bunun özel yaşanmasına da son derece önem vermek gerekir.

Rahatlık ve korkmak

Günümüzde cinsellik hakkında birçok şey yazılıp çiziliyor. Bu da cinselliğin her yerde her şekilde konuşulmasına yol açıyor. Böylece de günümüz kadınları istediklerini çok daha rahat dile getirebiliyorlar. Fakat bunun karşılığında, cinsel rahatlık birçok korkuyu da beraberinde getiriyor. Hangi pozisyonların orgazmı kolaylaştırdığını bilmek iyi olabilir. Fakat bunları uyguladıktan sonra gerçek mutluluğa erişemeyen kadınlar kendilerinde bir sorun olduğunu düşünmeye başlayabilirler. Oysa ancak kafadan bütün sorunların, soruların, tabuların, korkuların, beklentilerin, her şeyin tamamen aşılmasıyla seks hak edildiği şekilde yaşanır ve beraberinde de mutlaka müthiş orgazmı getirir.

Hoşunuza gidenleri belirleyin!
Uzmanlar kadınların cinsel ilişkide kendilerine nelerin zevk verdiğine dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Hangi pozisyonda neyi hissediyorum? Bu soru çok önemlidir. Hatta işin sırrı burada denebilir. Sonrası ise kadına kalmış. Partnerinizi dilediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz. Sizin zevk almanız ona daha çok zevk verecektir. Aynı zamanda mutluluğa giden değişik yollar denemek de doğru olabilir. Fakat en önemlisi, kadınlar istemedikleri müddetçe yenilikleri reddedileceklerini deöğrenmelidirler.

Sorunlara konuşarak çözüm

Bunun birçok nedeni olabilir. Fakat en önemli nedenlerden biri kadınların kendilerini baskı altında hissediyor olmalarıdır. Kadınların her zaman her şeyden zevk almak zorunda olmadıklarını bilmeleri gerekir. Çünkü ancak bu şekilde gerçekten hoşlandıkları fantezileri hayata geçirebilirler. Ayrıca yatakta her şeyi yapmak istemeyen kadınların eşlerini kaybetme korkusunu yaşadıkları bir gerçektir. Fakat bu korkuların da aşılması gerekir. En doğrusu partnerlerin yatak odası sorunlarını rahatlıkla konuşmaları ve kendilerine en uygun çözümü bulmalarıdır. Konuşulmazsa sorunlar içinden çıkılmaz bir düğüme dönüşür. Yatak odası kabusu yaşamaya başlamadan önce, sorunları henüz küçükken çözmeye başlamalısınız. Elbette önce konuşarak, sonra da isteklerinizi hayata geçirerek...

29 Eylül 2008 Pazartesi

Kadinlarda Cinsel Islev Bozukluklari


Kadınlar da tıpkı erkekler gibi istek ve cinsel beraberliklerinde sorunlar yaşamaktadır. Bir zamanlar çift için zevkli bir deneyim olarak paylaşılan, şimdi ağrı ile birlikte tatminsizlik, mutsuzluk ve sonucunda da çiftin hayat kalitesinde ciddi bir düşüş meydana getirmektedir. Çoğu kadın yaşadıkları bu büyük problemi partnerleri ile konuşmakta zorlanmakta, çoğu kadın da tedaviye utanarak tedaviye başvuramamakta, sağlık profesyonellerinin kendisini yanlış anlayacağından korkmaktadır. Cinsellik sadece partnerlerin biri mutsuz olsa bile bir problem haline gelmektedir. Çiftler ‘iniş- çıkış’ dönemleri yaşamakta ve sevişme sıklıklarında ciddi değişmeler olmaktadır. Bazı çiftlerde düzenli cinsel ilişki önemli olmasa da diğerleri için bu düzensizlik sıkıntı yaratabilir. Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda cinsel problemler de psikolojik ve/veya fizyolojik işleyişten kaynaklı olmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda kadınlarda cinsel sorunların eskiden bilindiğinden daha fazla fiziksel nedenleri olduğunu ortaya koymuştur. Diabet, Kardiovasküler bozukluklar, MS gibi bazı tıbbi sorunlar da bu problemlerle ilişkili bulunmuştur.Bizim Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak, 1000 kadında yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki, %80 katılımcı partneri ile cinsel ilişkilerini konuşamıyor, %69 katılımcının hiçbir orgazm tecrübesi yok. Toplam katılımcıların %28’i cinsel sorunlarının tedavisi hakkında hiçbir araştırma yapmıyor ve kimseye danışmıyor. Tamamen sessiz kalıyor. Bu çok önemli bir hasta oranı. Tabii, kadın cinselliği erkekle kıyaslandığında çok daha kapalı bir kutu. Kadının cinsel aktivitedeki rolü ve kadındaki cinsel işlev bozukluğu yıllarca erkekteki kadar yoğun araştırılmamış ve sorunun sadece psikolojik kaynaklı olduğuna inanılmıştı. Son yıllarda yapılan araştırmalar problemin organik boyutunun da büyüklüğünü gözler önüne serdi.Kadınlarda Başlıca Hangi Sorunlarla Karşılaşılıyor?Kısaca tanımlamak gerekirse başlıca cinsel işlev bozuklukları;-Cinsel istek (Desire)-Uyarılma (Arousal)-Orgazm (Orgasmic)-Ağrılı cinsel ilişki (Disparoni ve Vaginusmus)Bu bozukluklar ilk ilişkide olabileceği gibi (Primer) , sonradan da ortaya çıkabilirler (sekonder). Cinsel işlevler organlar arasında karmaşık bir bütünlük gerektirir. Sinir sistemi, kalp-damar sistemi, hormonlar cinsel fonksiyonlarda oldukça belirleyicidirler. Ayrıca sosyal durum, aile çevresi, dini inançlar, kültürel farklılıklar, sağlık durumu, kişisel deneyim, yaş cinsellikte önemlidir. Pek çok cinsel (organ dışı veya cinsel organlardaki) sistemik hastalık, enfeksiyonlar, ameliyatlar, kanser veya kanser tedavileri, cinsel taciz, tecavüz gibi ruhsal ve fiziksel yaralanmalar sonucu cinsel işlev bozukluklarından biri veya bir kaçı ortaya çıkabilir. Bunlara ek olarak eşlerin birbirine uyumu hayati önem taşımaktadır.Azalmış Cinsel İstek BozukluğuCinsel istekteki farklılaşma çiftlerin mutsuzluğa, engellenmeye ve hatta bunun hakkında konuşmamaya kadar götüren en belirgin problemlerden biridir. Yorgunluk, depresyon, hastalık, stres, anksiyete (gerginlik), ilişkideki uyumsuzluk, alkol ya da ilaç kullanımı kişinin cinsel isteğini ve enerji düzeyini etkilemektedir. Ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının değiştirilmesi kadınların adet dönemleri, tedavileri, çocuk doğumu ya da yaklaşan menapoz kadınların cinsel isteğini kaybetmeleri ile bağlantılıdır. Tedavi için gelen kadınların %80’inde azalmış cinsel istek sorunu görülmektedir.Kadında seksüel isteksizliği gösteren güvenilir fiziksel bir gösterge yoktur. Kadında cinsel istek değerlendirmesi, cinsel fantezilerin, düşünce ve fikirlerin mevcut olup olmayışı, erkeklere olan ilginin araştırılması, cinsel ve cinsel olmayan davranışlara olan ilginin değerlendirilmesi ile mümkündür. Cinsel istek alınan ilaçlar veya depresyon gibi ruh halinin değişmesi ile kolayca azalabilir. Bu durumda göz önünde bulundurulmalıdır. Azalmış cinsel istek sıklıkla baskılanmış veya azalmış orgazma bağlı olabileceği için, hangisinin önce oluştuğunun iyi sorgulanması gerekmektedir.