bayan vucut olculeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayan vucut olculeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2008 Perşembe

Sutyen Almanın Püf Noktaları



Sutyen almanın püf noktaları Sutyen stilinizi değiştirmenizin zamanı çoktan geldi. İç giyim mağazasına giderek size ve bedeninize uygun bir iç çamaşırı alın. Eğer çamaşırınızın bel çevresi aşırı büyükse yanlardan sarkar ya da askılar düşebilir. Göğüs bedeniniz zamanla değişebilir. Daha büyük bir bedene ihtiyaç duyabilirsiniz. Zayıf göründüğünüzü düşünerek eski bedeninizde sutyen almakta ısrar etmeyin.


Göğüsleriniz sutyende kayboluyorsa, daha küçük bir sutyen almalısınız.
Sutyeninizden sırt yağlarınız taşıyorsa, sutyeninizin askıları çok sıkı olabilir ya da sutyeniniz çok büyük olabilir.


Çoğu kadın sutyen kemeri geniş, göğüs bölgesi küçük iç çamaşırı giydiği için kendini suçlu hisseder. Ama bedeninize uygun olan ve güzel görünen modeli almaktan çekinmeyin.


Büyük göğüslü kadınlar göğüsleri tam saran, kalın askılı sutyenleri tercih edebilir. Bu onların göğüs boyutlarının daha normal görünmesini sağlayabilir.


Göğüsleriniz sutyeninizden taşıyorsa, yeni bir beden edinme zamanınız gelmiştir.

20 Ekim 2008 Pazartesi

Sarkık Gögüsler Dikleşsin


Doğru sutyen kullanın
Çoğu kadın yanlış beden iç çamaşırı kullanır. Bu konuda uzman birine veya arkadaşınıza başvurarak bedeninize göre bir iç çamaşırı alın. Doğru beden bir sutyen ve askı, göğüslerinizin dik görünmesini sağlar.

Sutyenlerinizi kafes olarak düşünün
Her zaman sutyeninizin göğsünüzü tam kapladığından emin olun. Böylece üst tarafınız daha ince ve göğüsleriniz dik görünecek..

Eğer onlara sahipseniz, havanızı atın..
Göğüsleriniz olduğunu unutmayın. Eğer onları gizlemeye çalışırsanız, sonunda bel ağrısı sorunu yaşayabilirsiniz. Boynunuzu göğsünüze kadar açık bırakarak göğsünüz ileri şekilde yürüyün. Göğüslerinizin kaç beden olduğunun bir önemi yok, onları görülebilir şekilde dik durmalısınız.

Telli bir sutyen alın
Telli sutyen göğsünüzün yükünü azaltarak, dik ve yukarı doğru olmasını sağlar. Diğer sutyenlerden biraz daha maliyetli olsa da belinizi daha ince gösterir.

Silikonlu veya süngerli iç çamaşırlarını tercih edin
Sutyeni dolduracak kadar büyük göğüsleriniz yoksa, silikonlu veya süngerli sutyenleri tercih edin.

Boyundan bağlanan veya straplez tercih edin
Göğüs yapınız dar ve göğüsleriniz küçükse, boyundan bağlamalı veya straplez sutyen ile harika görünebilirsiniz. Köşeli kesimler vücudunuzun, omuzlarınızın daha hoş görünmesini sağlayabilir.

Derin göğüs dekolteli üst ile göğüslerinizi ayıran sutyen giyin
Derin V yakalı tişört veya gömleğinizle giyeceğiniz göğüslerinizin arasını açan bir sutyeniniz varsa oldukça çekici görünebilirsiniz.

Göğüsleriniz sutyenden taşmasın
Eğer doğru beden bişr sutyen seçerseniz, göğüslerinizi yükseltir, belinizin yükünü azaltırsınız. Bu nedenle göğüslerinizin sutyeninizden taşmamasına özen gösterin..

Yıllarca aynı sutyeni giymeyin
Sutyenler sıkıdır ve dışarıda giyilir. Vücudunuz ve göğüslerinizin bedeni yılların etkisiyle değişebilir. Şimdi ve daha sonra her zaman kendinize yeni bir sutyen alın. Bu daha canlı görünmenizi sağlar.

Hatlarınızı belli eden, üzerinize oturan ceket giyin
Bol ceketler belinizi ve göğsünüzü kapatır. Bu sizin kare ve biçimsiz görünmenize neden olur. Sıkı bir ceket belinizi ve göğsünüzün hatlarını ortaya çıkarır.

Acaba Ne Giysem? Diyorsaniz...


Uzun boylu, kısa boylu, şişman, zayıf hiç fark etmez. Güzel ve estetik görünmek için önemli olan vücut şeklinize uygun kıyafet seçimini yapmak. Unutmayın daha güzel ve zarif görünmek sizin elinizde.


Sizin için kıyafet seçmek bir ızdıraba mı dönüşüyor? Her gün aynanın karşısına geçip “Acaba bugün ne giysem?” diye mi düşünüyorsunuz? O zaman şu an doğru yazıyı okuyorsunuz. İşte size vücut şeklinize uygun giyim önerileri...


Balıketli bir vücuda sahipseniz...


Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuzun beğendiğiniz yanlarını öne çıkarmak için aksesuarlardan da yararlanabilirsiniz. Mesela dikkati ince belinize çekmek için, kontrast renklerde şık bir kemeri, gözden kaçmayacak parlak ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, bol kesimli giysiler sizi daha da hımbıl gösterir. Üzerinize oturan tok kumaşlar daha şık durur. Olmazsa olmazlar


*Kalçaları dik tutacak, bacaklarınızı uzun gösterecek size uygun yapılmış bir pantolon.

*Korse şeklindeki üstler belinizi de ortaya çıkarmada birebirdir.

*Rahat, yüksek topuklu bir ayakkabı, hem uzun gösterir, hem de yürürken salınmanızı sağlar.


Uzun ve inceyim diyenler


Bu vücut tipine sahip kadınlar her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir. Olmazsa olmazlar


* Dar pantolonlar. Bunları topuklular, ya da babetlerle giyin.

*İnce ve üzerinize yapışan uzun elbiseler.

*Uzun olan gövde boyunu daha kısa göstermek için yatay çizgili üstler.

* Jean veya şık pantolonlarla giyebileceğiniz jarse üstler.


Ufak tefek misiniz?


Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.


Olmazsa olmazlar

* Diz üzeri etekler.

* Üzerinize oturan kazaklar.

* Pantolonlarla giymek üzere az topuklu botlar.

* Üzerinize uygun boru paça pantolonlar. Daha uzun görünmenizi de sağlarlar.

14 Ekim 2008 Salı

Kilo vermenin püf noktaları


Kilo verememenin pek çok nedeni var ama en önemlisi arzulanan kilo kaybının bir türlü sağlanamamasıdır. Eğer bir kilo kaybı programında yağlarınızdan istediğiniz hızda kurtulamıyorsanız bu yazıyı dikkatle okuyun. Mutsuz bir zayıflama yolcusu olmak istemiyorsanız anlatılanların sizinle ilgili olup olmadığına daha çok dikkat gösterin. Aklınıza takılan soruların çoğunun yanıtını da önceki başarısızlıklarınızın nedenlerini de bu yazıda bulabileceğinizi umuyorum.

Hormonlar: Gizli kilo sabotajcıları
Kilo yönetimi programına başlayan hastalarımıza neredeyse ezberletmeye çalıştığımız bir cümle var: Kilo kaybını değil yaşam tarzınızı değiştirmeyi hedefleyin. Eğer kilo kaybına odaklanırsanız ve hele bir de yağlardan kurtulmanın aynı hızda devam edeceğini sanırsanız bir süre sonra hayal kırıklığına uğrarsınız. Vücudunuz özenle biriktirdiği yağlarını kaybetmekten pek hoşlanmaz. Kilo almaya karşı herhangi bir direnç göstermeyen bedenimizin kilo kaybına gösterdiği tepki traji-komik bir davranıştır. Bu davranıştan "tutumlu genler"in sorumlu olduğunu daha önce yazmıştık. Buzul çağındaki uzun açlık dönemlerinde insan genlerinde oluşan değişikliklerin ürettiği bu tutumlu genler -herhangi bir açlık, kıtlık ihtimaline karşı- vücudun yağ kaybını engellemektedir. Vücudunuz bunu başaracak pek çok sistem ve kimyasalla donatılmıştır.

İlk yanıtı tiroit bezi veriyor
İlk yanıt tiroit hormonları aracılığıyla verilir. Siz kilo vermeye başlayınca bedeninizde üretilen T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşmesi bozulmakta, bir tiroit hormonu yetersizliği ortaya çıkmaktadır. Tiroit hormonu yetersizliğinin daha yavaş çalışan, daha az enerji harcayan bir metabolik süreç oluşturduğunu yani metabolizmanızı tembelleştirdiğini daha önce de hatırlatmıştık. Kilo kaybı sürecinde bir süre sonra ortaya çıkan yavaşlamanın başka nedenleri de var. Bunların da çoğu hormonal savunma mekanizmalarıdır. Vücudunuz leptin, oreksin, ghrelin, insülin, kortizol gibi hormonları salgılama süreçlerinde yaptığı değişikliklerde yağ kaybını önlemeye çalışır. Kısacası eğer bir kilo kaybı süreci planlıyorsanız vücudunuzda şu veya bu şekilde yaşayacağınız metabolik ve hormonal bazı kavgalara hazır olmalısınız.

Siz de mutsuz bir "kronik diyetçi" olmayın
"Kilo kaybedemiyorum" diye üzülen hastaların yaptıkları en önemli yanlış, beslenme hatalarıdır. Kilo kaybı için uzun süre aç kalan, düzensiz yemek yiyen, besin dengelerini bozan diyetlerle metabolizmasını alt üst eden, bütün gün aç kalıp akşam saatlerinde sürekli buzdolabını ziyaret eden -hatta bu ziyaretlerini gece tatlı uykusunu bölerek sürdüren-, kilo vermeye çalışmasına rağmen hálá karbonhidratı fazla, şekerden zengin, besin yükü fazla besinler tüketerek, kafeinli içecekler ve diyet ürünlerle hipoglisemi nöbetlerini tetikleyen pek çok müzmin diyetçi(!) tanıdım. Her şeyi bildiklerini ve her yolu denediklerini ama kilo kaybını bir türlü beceremediklerini anlatırken bile ümitsiz ve yorgundular. Üzülerek belirtelim ki kronik diyetçilerin üretiminde onlar kadar yanlış diyet programlarının, ticari diyet merkezlerinin, kuşkulu diyet ürünlerinin, tehlikeli, zararlı ve etkisiz diyet haplarının ve bu işi sadece kazanç amacıyla yapan sözde uzmanların da rolü var.

Sadece "yememek" işi çözmüyor
Vücudunuzun kilo kaybına direnmesinin ikinci önemli nedeni çok önemli bir şeyin, daha aktif bir yaşam tarzı geliştirme yani daha fazla bedensel egzersizin unutulmasıdır. Hareket sürenizin yoğunluk ve sıklığını artırmadan, vücudunuzu eskisinden daha çok kalori harcayan bir araç haline getirmeden yağ kaybını başarmanız, başarsanız bile bu başarıyı istediğiniz hıza ulaştırmanız, sürdürmeniz ya da korumanız pek mümkün olmaz. Bedensel aktivite yaktığı kalorilerin yanında istirahat metabolizma hızınızı da artırarak kilo kaybınızı destekleyecektir.

Hastalıklar da kilo aldırabilir
Kilo kaybına neden olan sabotajcılar arasında bedensel sorunlar, hormonal-metabolik hastalıklar da vardır. Senelerdir kilo kaybına muvaffak olamayan "polikistik over sendrom"lu pek çok genç kız veya orta yaşlı hasta tanıdım. Gözden kaçmış tiroit bezi tembelliği (hipotiroidi) sorunu çözülmediği için kilo veremeyen çok sayıda hastam oldu. Glikoz tolerans bozukluğu düzeyine ulaşmış "hiper-insülinemi" yani aşırı insülin üretimi ve buna hücresel cevapsızlık problemi olan ve bu nedenle hipoglisemi-hiperglisemi dalgalanmaları yaşamaktan yorulan yorgun, bitkin, uykulu, unutkan, sinirli hastaları da bu gruba ekleyebilirsiniz.

Orta yaş sınırını geçince kilolar artıyor
Orta yaşlı erkeklerin veya menopoz dönemini yaşayan kadınların ortak problemlerinden biri de kilo kaybında yaşanan zorlanmalardır. Bahara girerken kış aylarında biriktirdiği 23 kiloluk kayıpları, eskiden 23 haftalık diyetler ve hafif aktivite artışlarıyla çözümlerken şimdi zorlanan 45-50 yaş kuşağı hastaların hikáyesini kilo sorununun çözümüyle uğraşan hekimlerin hepsi iyi bilir. Burada erkeklerde testosteron hormonunun kadınlarda östrojen ve diğer hormonların azalması kilo direncinin başlıca nedenleridir. Unutmayın! Vücudunuz kolay kilo almak, kolayca yağlanmak ama bunları kolay kolay bırakmamak üzere programlanmış son derece akıllı bir makinedir. Eğer kilo sorununuzu çözmek istiyorsanız o makineden gelen seslere kulak verin.

İlaçlar kilo aldırır mı?
Kilo vermekte zorlanıyorsanız kullandığınız ilaçları da şöyle bir gözden geçirmenizde fayda var. Bazı ilaçlar ne yazık ki kilo almayı kolaylaştırıyor. Bunların ilk sırasında kortizol içeren ilaçlar geliyor. Ne iyi ki hekimler de hastalar da kortizol ihtiva eden ilaçların bu riskini artık çok iyi biliyor. Şimdi en yaygın tehlike depresyon ilaçlarının sorumsuz ve dikkatsiz kullanımı ile ilişkili gibi görünüyor. Bu ilaçlara bir psikiyatri uzmanı, bu konuda deneyimli bir iç hastalıkları hekiminin önermesi olmadan başlamamak gerekiyor. Depresyon giderici ilaçlar, bırakın hekim önerisini bazı hastalar tarafından komşuların önerisi ile bile kullanılır hale geldi. Anti-depresan ilaçların çoğunun kilo aldırdığı doğru ama tedavisi gereken bir depresyon problemi varsa bu ilaçların kullanılması da tıbbi bir zorunluluktur. Dikkat edilmesi gereken nokta bu ilaçlara başlarken bir uzman desteği almak, onları rastgele kullanmamaktır. Eğer "majör depresyon" tedavisi gören biriyseniz kilo alma bahanesiyle ilaçlarınızı asla kesmemeniz gerektiğini de bilmelisiniz. Kilo almayı kolaylaştıran ilaçlar listesine anti- histaminikleri, bazı beta reseptör engelleyici ilaçları da ekleyebilirsiniz.