29 Eylül 2008 Pazartesi

Kadinlarda Cinsel Islev Bozukluklari


Kadınlar da tıpkı erkekler gibi istek ve cinsel beraberliklerinde sorunlar yaşamaktadır. Bir zamanlar çift için zevkli bir deneyim olarak paylaşılan, şimdi ağrı ile birlikte tatminsizlik, mutsuzluk ve sonucunda da çiftin hayat kalitesinde ciddi bir düşüş meydana getirmektedir. Çoğu kadın yaşadıkları bu büyük problemi partnerleri ile konuşmakta zorlanmakta, çoğu kadın da tedaviye utanarak tedaviye başvuramamakta, sağlık profesyonellerinin kendisini yanlış anlayacağından korkmaktadır. Cinsellik sadece partnerlerin biri mutsuz olsa bile bir problem haline gelmektedir. Çiftler ‘iniş- çıkış’ dönemleri yaşamakta ve sevişme sıklıklarında ciddi değişmeler olmaktadır. Bazı çiftlerde düzenli cinsel ilişki önemli olmasa da diğerleri için bu düzensizlik sıkıntı yaratabilir. Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda cinsel problemler de psikolojik ve/veya fizyolojik işleyişten kaynaklı olmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda kadınlarda cinsel sorunların eskiden bilindiğinden daha fazla fiziksel nedenleri olduğunu ortaya koymuştur. Diabet, Kardiovasküler bozukluklar, MS gibi bazı tıbbi sorunlar da bu problemlerle ilişkili bulunmuştur.Bizim Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak, 1000 kadında yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki, %80 katılımcı partneri ile cinsel ilişkilerini konuşamıyor, %69 katılımcının hiçbir orgazm tecrübesi yok. Toplam katılımcıların %28’i cinsel sorunlarının tedavisi hakkında hiçbir araştırma yapmıyor ve kimseye danışmıyor. Tamamen sessiz kalıyor. Bu çok önemli bir hasta oranı. Tabii, kadın cinselliği erkekle kıyaslandığında çok daha kapalı bir kutu. Kadının cinsel aktivitedeki rolü ve kadındaki cinsel işlev bozukluğu yıllarca erkekteki kadar yoğun araştırılmamış ve sorunun sadece psikolojik kaynaklı olduğuna inanılmıştı. Son yıllarda yapılan araştırmalar problemin organik boyutunun da büyüklüğünü gözler önüne serdi.Kadınlarda Başlıca Hangi Sorunlarla Karşılaşılıyor?Kısaca tanımlamak gerekirse başlıca cinsel işlev bozuklukları;-Cinsel istek (Desire)-Uyarılma (Arousal)-Orgazm (Orgasmic)-Ağrılı cinsel ilişki (Disparoni ve Vaginusmus)Bu bozukluklar ilk ilişkide olabileceği gibi (Primer) , sonradan da ortaya çıkabilirler (sekonder). Cinsel işlevler organlar arasında karmaşık bir bütünlük gerektirir. Sinir sistemi, kalp-damar sistemi, hormonlar cinsel fonksiyonlarda oldukça belirleyicidirler. Ayrıca sosyal durum, aile çevresi, dini inançlar, kültürel farklılıklar, sağlık durumu, kişisel deneyim, yaş cinsellikte önemlidir. Pek çok cinsel (organ dışı veya cinsel organlardaki) sistemik hastalık, enfeksiyonlar, ameliyatlar, kanser veya kanser tedavileri, cinsel taciz, tecavüz gibi ruhsal ve fiziksel yaralanmalar sonucu cinsel işlev bozukluklarından biri veya bir kaçı ortaya çıkabilir. Bunlara ek olarak eşlerin birbirine uyumu hayati önem taşımaktadır.Azalmış Cinsel İstek BozukluğuCinsel istekteki farklılaşma çiftlerin mutsuzluğa, engellenmeye ve hatta bunun hakkında konuşmamaya kadar götüren en belirgin problemlerden biridir. Yorgunluk, depresyon, hastalık, stres, anksiyete (gerginlik), ilişkideki uyumsuzluk, alkol ya da ilaç kullanımı kişinin cinsel isteğini ve enerji düzeyini etkilemektedir. Ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının değiştirilmesi kadınların adet dönemleri, tedavileri, çocuk doğumu ya da yaklaşan menapoz kadınların cinsel isteğini kaybetmeleri ile bağlantılıdır. Tedavi için gelen kadınların %80’inde azalmış cinsel istek sorunu görülmektedir.Kadında seksüel isteksizliği gösteren güvenilir fiziksel bir gösterge yoktur. Kadında cinsel istek değerlendirmesi, cinsel fantezilerin, düşünce ve fikirlerin mevcut olup olmayışı, erkeklere olan ilginin araştırılması, cinsel ve cinsel olmayan davranışlara olan ilginin değerlendirilmesi ile mümkündür. Cinsel istek alınan ilaçlar veya depresyon gibi ruh halinin değişmesi ile kolayca azalabilir. Bu durumda göz önünde bulundurulmalıdır. Azalmış cinsel istek sıklıkla baskılanmış veya azalmış orgazma bağlı olabileceği için, hangisinin önce oluştuğunun iyi sorgulanması gerekmektedir.

Mayo Seçiminde Nelere Dikkat Edilir. Hangi Vücuda Hangi Mayo…




HANGİ VÜCUDA HANGİ MAYO?
* Boyuna çizgili mayolar zayıf gösterir! Deneylerle kanıtlanmıştır…
* Altı kaval üstü şişhane biçiminde dengesiz bir vücut yapınız varsa, vücudunuzun bu birbirinden tamamen farklı iki bölgesini bikini ile iyice ortaya çıkarmaktansa, tek parça ve dikine derin kupları olan mayoları denemelisiniz. Bikini, alt ve üst olarak vücudu böler. Önerdiğimiz mayo ise sağ ve sol olarak bölecektir; kimsenin de sağ tarafının solundan çok daha şişman olabileceğini düşünmüyoruz açıkçası!
* Zayıflıktan yakınanlar da var hayatta. Çok zayıfsanız, bu durumu kamufle etmek için iri desenli mayoları tercih edin.
* Açık renk mayolar olduğunuzdan daha kilolu, koyu renk mayolar ise daha zayıf görünmenizi sağlar.
* Geniş kalçaları saklamanın en ideal yolu dikkati göğüslere çekmektir. Açık renkler daha çok dikkat çekeceği için üst kısmı açık, alt kısmı koyu renk ve desensiz olan mayolar hem göğüslerinizi olduğundan daha iri gösterir, hem de gözleri kalçalarınızdan uzak tutar.
* Göbekli iseniz üçgen bikini giymeye kalkmayın, tüm dikkatleri hiç istemediğiniz bir biçimde üzerinize çekersiniz. Düz renk mayoları tercih edin. Desenli bir model giyerseniz, göbek kısmınızdaki desenler balon üzerind

eki resim misali irileşeceği için yine dikkatleri göbeğinize çekmiş olursunuz.
* İri göğüslerinizi saklamak istiyorsanız, üçgen bikinilerden kaçınmalısınız. Bikini üstlerinin altlara göre daha koyu renklerde olması, göğüsleri biraz daha küçük gösterir. İşte altın kural: İri göğüs sahipleri, daha düzgün bir görüntü için, kesim nasıl olursa olsun balenli modelleri tercih etmeli. Bu arada iri desenlerden de kaçınmak gerekiyor.
* Küçük göğüslü kadınlar son yıllarda yeniden moda olan boyundan bağlamalı üçgen bikinileri rahatlıkla giyebilir ve 75 ile 85 hissi yaratabilirsiniz. Geometrik desenler ya da çiçek desenleri de sizin için ideal. Ancak elde 75′i bile doldurmayacak kadar az malzeme varsa, içi dolgulu push-up üstleri kullanmaktan başka çareniz yok. Bu arada straplez bikini üstleri küçük göğüslü kadınlarda çok hoş duruyor.

28 Eylül 2008 Pazar

Kadinin İç Dunyasi


Çoğu kadın için iç çamaşırı çok önemli bir ayrıntıdır. Kimisi öncelikli olarak rahatlığı tercih ederek ayrıntılara fazla dikkat etmezken kimi kadınlar için de hangi kıyafetle hangi rengin ve modelin giyildiği ayrı bir önem taşır. Hatta çoğu zaman kadınların gerçek iç dünyasını yansıtır iç giyim.


Kadınların iç çamaşırı seçimindeki titizliklerinin nedeni, önce kendilerini seksi ve hoş hissetmek, ardından da eşlerini etkilemektir. Peki kadınların bunca uğraşı, saatlerini dükkanlarda geçirip kendilerine en yakışan çamaşırları bulmaya çalışmalarının erkekler için önemi nedir?

Erkeklere yöneltilen bu soruya ilginç cevaplar alınabiliyor. Kimisi, temizlikten başka pek önem vermediğini söylerken kimisi duruma, yere ve zamana göre olmadık şeylerin bile hoşa gidebileceğini ifade ediyor.Çamaşır, kadınlar için olduğu kadar erkekler için de büyük anlam “ifade ediyor

Erkekler iç giyime deli oluyor. Mesela kafalarında taptıkları bazı renkler var. Bazılarını ise cok kötü buluyorlar. Hatta sırf iç çamaşırı yüzünden bir kızdan vazgeçebiliyorlar. Ben biraz daha ılımlıyım o konuda.”İç giyim konusunda çoğu kadın açısından temizlikten sonra gelen en önemli şeyin şıklık olduğu biliniyor. Normal bir kıyafet gibi görünmese bile gizliliğinin getirdiği heyecan da kadınların hoşuna gidiyor.

En çok sevilen çamaşırlarBaby Doll, mini ya da uzun bir elbiseyi andıran bir iç giyim modeli. Kombinezon altına giyilen tanga ya da G-string adı verilen arkası ip çamaşırlar ve tek parça mayoya benzeyen, kimi zaman bir tünik ile tamamlanan body'ler de kadın iç giyiminin en sevilen ürünlerinden.Renklerin diliYapılan anketlere göre sarışınlar daha çok siyahı, yeşili ve mavinin çeşitli tonlarını tercih ediyor.

Kızıllar yeşil, pembe ve diğer pastel renklerdeki iç çamaşırlarından hoşlanıyorlar. Esmerler ise, tenlerinin rengine göre en çok kırmızı, beyaz ve bazen siyah iç çamaşırlardan hoşlanıyor.Mavi: Bu, evliliğe ve aşka olan inancı itiraf eden bir renk.

Canlı mavilerin taze havası, pastel mavilerin klasik görünümü de dahil seçtiğiniz mavi tonu aşkınızın sonsuzluğunu ve sevginizi tarif ediyor

.Şarap Kırmızısı:

Zengin ve lüks bir havaya sahip olan şarap kırmızısı seçkinlik ve çok bilmişliğin ifadesi. Hafif pembeye kaçan tonu ise bu ifadeye biraz kırılganlık ve samimiyet katıyor.

Fildişi:

Bu renk geleneksellik ipuçları veriyor. Beyazla kontrast halinde kullanıldığında fildişinin yumuşak tonları gözleri ve gülümsemeyi ön plana çıkarıyor

.Lila:

Tutku ve romantizm bu renkte birleşiyor ve büyülü bir arzu havası yaratıyor. Aynı zamanda eski moda değerlerin ve modern hayallerin bileşimi olarak da kabul ediliyor.

Pembe:

Dişiliği ön plana çıkaran bu renk aynı zamanda romantizmin de had safhada temsilcisi. Toz pembe gibi masum tonlar genç kız hayallerini, idealleri ve sonsuz aşkı ifade ediyor.
Kırmızı: Her dilde olduğu gibi aşkın rengi, kırmızı. Kırmızı iç giyim, içten duyguları, saf romantizmi, büyüyü, tutkuyu anlatıyor Kırmızı renk,insanın sözlerle ifade edemediği duyguların temsilcisi
Siyah:
Bu renk de en az kırmızı kadar romantizmin büyüsünün rengi olarak kabul ediliyor. Ancak içerisinde en az tutku kadar gizem, içe kapanıklık ve ifade edilemeyen duygular barındırıyor.

Beyaz:
Masumiyetin rengi olan beyaz saflığı, dürüstlüğü ifade ediyor. Beyaz iç giyim biraz da çekingenliğin simgesi.

Göz Bakimi Nasil Yapilmalidir ?


Göz Bakımı
Kadınların çoğu cilt bakımına verdiği önemi göz kapaklarının bakımına vermezler. Oysa kırışmış, tazeliğini yitirmiş bir göz kapağı yaşınız genç olsa bile sizi olduğunuzdan çok daha yaşlı gösterir.

Göz kapağının cildi çok daha incedir. Bu yüzden göz kapağınızın temizliğinde yağlı krem kullanmak yerine tonik kullanın ve daha sonra gül suyuna batırılmış pamukla gözlerinize 10 dakika kompres yapın. Makyajınızı yaparken de temizlerken de gözlerinizi yıpratmayın.

Göz Çevresi Kırışıkları İçinBir kaşık yaş maya, 1 çay kaşığı süt, 1 çay kaşığı elma suyu ve 1 çay kaşığı balı iyice karıştırıp göz çevrenize parmak uçlarınızla yedirerek yayın. 20 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık suyla yıkayın. (Haftada bir kez uygulayabilirsiniz)

Göz BanyosuIhlamur Banyosu:
Gözlerinizi kapatacak kadar temiz bir bez veya tülbenti sıcak ıhlamur suyunda bir süre bekletip sıkın ve gözlerinizin üstüne koyup loş ışıklı bir odada sırtüstü uzanın. Soğuyuncaya kadar gözlerinizin üstünde bekletin. Daha sonra yumuşak bir havlu ile silin.

Gölge Banyosu:
Ellerinizi birbirine sürterek iyice ısıtın. Gözlerinizi kapayın ve ellerinizi gözlerinizin üzerine koyup 30 saniye bekleyin. Daha sonra ellerinizi gözlerinizden çekin. Gözlerinizi açmadan 30 saniye daha bekleyip gözlerinizi açın bu hareketi 5 kez tekrarlayın.

Göz MakyajıRenk SeçimiGeceleri yapacağınız makyajda koyu ren eyeliner kullanın. Rimel seçiminde bilinenin aksine siyah yerine kahverengi tonları tercih edin çünkü kirpiklerinize sürdüğünüz kahverengi tonlardaki rimel kirpiklerinizi daha doğal gösterecektir.

Göz makyajınızı yaparken öncelikle saç ve ten renginize, kıyafetinize uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Açık tenli, sarışınsanız veya kızılsanız hemen hemen her renk far kullanabilirsiniz. Esmerseniz, ve gözleriniz koyu renkse ilk önce kıyafetinizin rengine uygun tonlarda farları tercih etmelisiniz. Fakat esmerlere koyu renk farlar da yakışacaktır

Gözlerinize sürdüğünüz göz kaleminin daha doğal görünmesini istiyorsanız göz kaleminizi üst göz kapağınızın iç kısmına koyu bir şekilde sürüp gözlerinizi kapatıp açarak alt kirpiklerinizin diplerine bulaşmasını sağlayın.

Farınızı ilk olarak kirpik diplerine sürün ve daha sonra göz kapağınıza yayın.
Eğer kaşlarınıza doğru gölge vermek istiyorsanız göz kapağınıza sürdüğünüz farın bir ton koyusunu tercih edin ve aradaki renk geçişini yumuşatmak için iki rengi düzgün bir şekilde birbirine yedirin.

Lens kullanıyorsanız kesinlikle krem farları tercih edin ve eyelinerınızı göz kapağınızın üstüne kirpik diplerinden başlayarak tek hat şeklinde sürün.

Bakışlarınızın daha çok ön plana çıkmasını istiyorsanız yalnızca üst kirpiklerinize rimel sürün ve dudaklarınız için açık renk bir ruj kullanın.

Lens kullanıyorsanız kesinlikle krem farları tercih edin ve eyelinerınızı göz kapağınızın üstüne kirpik diplerinden başlayarak tek hat şeklinde sürün.

Gözlerinizin daha iri ve parlak görünmesini istiyorsanız kirpiklerinize siyah rimel sürdükten sonra üstüne bir kat lacivert rimel sürün.

Gözlerinize sürdüğünüz göz kaleminin daha doğal görünmesini istiyorsanız göz kaleminizi göz kapağınızın iç kısmına koyu bir şekilde sürüp gözlerinizi kapatıp açarak alt kirpiklerinizin diplerine bulaşmasını sağlayın.

27 Eylül 2008 Cumartesi

Ayaklarınızı ihmal etmeyin


Ayak bakımı yapmak çok kolay, bir kaç basit ve zahmetsiz uygulama sayesinde ayaklarınız sağlıklı ve yumuşacık olacak.1. Ayak banyosu Banyo yaparken vücudun nasıl rahatlıyorsa, ayakların da ona özel hazırladığın bu banyoyla bak nasıl da rahatlayacaklar. Yarım bardak sütü, ayaklarını kaplayacak kadar suyla dolu bir kaba ekle. 3 çorba kaşığı badem, banyo yağı ya da zeytinyağını içine ilave et ve ocağın altını yak. Ilıyıncaya kadar bekle. Bu arada tırnaklarınızdaki ojeleri silebilirsiniz.2. Kullandığınız aletleri sterilize edin Tırnak makasını sterilize etmek için 20 dakika kadar alkolün içinde bekletebilirsiniz. Ya da sıcak su içerisinde, antibakteriyel bir sabunla ovarak mikroplardan arındırın. Şimdi tırnaklarına şekil verme zamanı. Batıkları engellemek için tırnaklarınızı çok kısa kesmemeli ve düz kesmeye dikkat etmelisiniz. Sonra da tırnaklarının kenarlarını törpüleyerek yuvarlayın. 3. Ayaklarınızı rahatlatınSütlü karışımı ocaktan alın çok sıcak olmamasına dikkat edin. Bunu genişçe bir kaba boşaltın ve ayaklarını da içine daldırın. Sütün içerisindeki laktik asit, ölü deri hücrelerinin çözünmesini ve erimesini sağlayacak, yağ ise nasırları yumuşatacak. 10 dakika bekledikten sonra, ayaklarını karışımın içinden çıkarın, pedikür törpüsü ile ölü derileri ve yumuşayan nasırları temizleyin. Ardından ayaklarınızı yıkayın. 4. Şekerli peeling ¼ bardak şekeri, her zaman kullandığınız vücut losyonu ya da yağına macun haline gelinceye kadar ekleyin ve karıştırın. Ayağının altına bir havlu ya da plastik bir çanta koyun ki, gözündenüzden sakındığınız halı yapış yapış olmasın. Bu macunla ayaklarınızı bir güzel ovun ve peeling’inin yaratacağı o mükemmel yumuşaklığı hissedin. 5. Yumuşatmak içinBir bardak sütü ve bir iki tane salatalığı blender’a atın ve karıştırın. Harika kokuyor, değil mi? Şimdi bu güzel kokulu karışımı bacaklarınıza ve ayaklarınıza sürün. Salatalık cildinizi nemlendirecek ve genişleyen kan damarlarının daralmasına yardımcı olacak. Süt ise ayaklarına ve bacaklarına parlaklık verecek. 5 dakika bekleyin ve yıkayın. 6. Maskele Ayaklarınıza bol miktarda yoğun bir nemlendirici sürün. Sonra da ayaklarınızı yemek saklar gibi, stretch film ile sarın. Temiz bir havluyu kaynar suya sokun ve bir dakika kadar soğumasını bekleyin. Havluyu da ayaklarınıza güzelce sarın. Ayaklarınızın ter içinde kalmasına aldırmayın. Nemlendirici ve sıcaklık ayaklarınıza ilaç gibi gelecek. 7. Oje sürünOjenin etrafa bulaşmaması için parmaklarınızın arasına parmakarası süngeri ya da elinizle döndüreceğiniz selpakları yerleştirin. Daha sonra da ojeyi sürün. Fırçada kalan ojeyi her seferinde şişenin ağzına sıyırarak temizleyin ki, üzerinde kalanlar diğer seferinde tırnağında minik baloncuklar oluşturmasın.

Yazın hangi gözlükler moda ?

Gözlük saatten sonra erkeklerin en önemli aksesuarları arasında yerini aldı. Kıyafetlerin de en önemli tamamlayıcısı olarak görünen güneş gözlükleri iyi seçildiği takdirde yüz güzelliğini de ortaya çıkarıyor. “Gözlük kadınlara mı daha çok yakışır, erkeklere mi?” tartışması süredursun kadınlara pek hoş olmayan bir haberimiz var. 2000’lere kadar bir kadın aksesuarı olan gözlük kullanımında erkekler depara kalktı! Son yüz metrede ne olur bilemeyiz; ancak gözlük, saatten sonra erkeklerin en önemli aksesuarı haline geldi.
Bir zamanlar gözlük takan erkeklere ‘artist’ nazarıyla bakan anlayış giderek değişti. Türk erkekleri kendilerine yatırım yapmaya başladı. Cilt bakımına, maniküre, pediküre bütçe ayıran erkeklerin sayısında son birkaç yılda büyük bir artış var. Bu tespitler gözlük sektörünün lideri durumundaki Merve Optik’in sahibi Ali Demirel’e ait. Osse, Hawk, Mustang gibi markaları dünyaya ihraç eden Demirel; Fendi, Fere, Guess, Calvin Klein, DKNY Dolce Gabbana gibi 34 gözlük markasının Türkiye distribütörlüğünü yapıyor. Güneş gözlüklerine artık insanların bir aksesuardan öte sağlıklı yaşam için olmazsa olmaz bir ürün olarak baktığını söyleyen Demirel, şu çarpıcı tespiti yapıyor: “1995’lere kadar Türkiye’de satılan gözlüklerin yüzde 75’i optik, yüzde 25’i güneş gözlüğü iken bu rakam 2004-05 yıllarında yapılan araştırmada yüzde 78 güneş gözlüğü, yüzde 28 de optik gözlük olarak değişti.” Türkiye’de güneş gözlüğü kullanımı son yıllarda artış gösterse de hâlâ 10 milyonluk Yunanistan’da Türkiye’nin üç katı güneş gözlüğü satılıyor. Demirel’e göre güneş gözlüğünde modelden çok camın kalitesi önemli. Osse ve Mustang markasıyla dünya standartlarının üstünde cam ürettiklerini belirten Demirel, gözlük kullanıcılarını uyarıyor: “Göz yaparken kaş çıkarmayın. Pazarlarda ucuza satılan gözlükler, sizi gözünüzden edebilir.” Peki giderek butikleşen gözlük sektöründe güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? Burada hemen Ali Demirel’e kulak verelim. Demirel, güneş gözlüğünde markanın bilinirliğinden çok kalitenin önemli olduğunu vurguluyor. Müşterilerin mutlaka müşteri memnuniyeti konusunda ön araştırma yapmalarını isteyen Demirel, “Birçok ünlü markanın taklitleri Türkiye’de ucuza satılıyor. Garanti belgesini mutlaka istesinler. Satış sonrası servis ağının yeterli olup olmadığına baksınlar. Gözlük camının kalitesi çok önemli” diyor.

Hangi yüze hangi gözlük?
İyi seçilmiş bir gözlük yüzün güzelliğini ortaya çıkarır. Üstelik kıyafetin de önemli bir aksesuarı haline gelir. Gözlük imalatı ve seçimi, kullanan kişinin yaşadığı coğrafyaya da uygun olmalı; çünkü çene, burun ve yüz yapısı coğrafyaya göre değişiklik gösterir. Kadınlar göz rengine, ten rengine uyum sağlayan gözlükleri tercih etmeli. Eğer oval bir yüzünüz varsa çok şanslı sayılırsınız, çünkü oval yüz için hemen hemen her güneş gözlüğü uygundur. Yüzünüz yuvarlak ise köşeli bir güneş gözlüğü tercih edebilirsiniz. Hemen belirtmekte fayda var; koyu renk gözlükler kişiyi, yani yüzü ön plana çıkarırken, açık ve iddialı renklerde gözlük daha çok ön plana çıkar. İşte daha ciddi modeller, akşam gezmelerinde renkli modeller, günlük yaşamda ise spor modeller tercih edilebilir. Kadınlar için 2008’de büyük çerçeveli, yuvarlak hatlı gözlükler moda. Geçtiğimiz yılki gibi taşlı ürünler bu yıl da trend olmaya devam ediyor. Siyah ve kahverengi gözlükler, pastel renkler, beyaz ve altın renginin tonları bu yılın öne çıkan gözlükleri. Yine kemik ve kırmızı modeller de tercih ediliyor. Turkuaz renkli gözlükler de bu yılın fovarileri arasında. ErkeklerGözlük sektöründe erkekler için çok alternatif yok. Son yıllarda erkekler en çok Mustang gözlüğü tercih ediyor. Bu markanın koleksiyonunun yüzde 65’i erkekler düşünülerek hazırlanmış. Başbakan Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok ünlü sima bu markayı kullanıyor. Dikkat çekmek isteyenlerin, lüksü sevenlerin ve süse düşkünlerin tercihi ise Roberto Cavalli. Siyah ve kahve renkli gözlükler ve bu renklerin tonları bu yılın modası. Ama kırmızı ya da sarı renkler de erkek koleksiyonuna girmiş durumda

Saclariniz Sizi Ele Veriyor

ASiL DUZ
Duz saclar genellikle genclik ve asaletle bagdastiriliyor. Tabii, daha derli toplu ve temiz hava verdigini de unutmamak gerekir.
DALGA BOYUTU
Dalgali saclar toplu olarak kullanildiginda, gelen sac modeli tercihlerinden. Acik birakildiginda ise daha dinamik bir gorunum yakalamak mumkun.
ALTIN KIZLAR
Dogustan sari sacli olanlar kadar; sonradan boya ile sarisina donenler de her daim dikkat cekiyor. Ancak saclariniza sari rofle yaptirmayi sadece ten renginiz aciksa dusunun!
KISA KISA
Kisa saci tercih edenler daha sportif ve daha dinamik gorunumden hoslaniyorlar. Abiye giysiler ile kisa sac birlestiginde, cocuksu bir z.eksapel ortaya cikiyor.
SEVIMLI KIVIRCIK
Kivircik saclar da en cok tercih edilen modellerden. Bize gore bukleli saclarin en dogru kullanimi spor giysilerle birlikte, gunluk programlar icin.
DAVETE GIDERKEN
Davetlerin vazgecilmez sac modeli olan topuzlar mutlaka usta ellerden cikmali. Aksi takdirde birkac yil yasli gozukmeniz garanti olur.
MARJINAL SACLAR
Ucuk sac modellerini sizler ancak kiyafet balosunda degerlendirebilirsiniz. Sov dunyasinin unlu isimleri de zaten sahne is.klari yandiginda bu sebneple ilginc modelleri kullaniyorlar