20 Ekim 2008 Pazartesi

Acaba Ne Giysem? Diyorsaniz...


Uzun boylu, kısa boylu, şişman, zayıf hiç fark etmez. Güzel ve estetik görünmek için önemli olan vücut şeklinize uygun kıyafet seçimini yapmak. Unutmayın daha güzel ve zarif görünmek sizin elinizde.


Sizin için kıyafet seçmek bir ızdıraba mı dönüşüyor? Her gün aynanın karşısına geçip “Acaba bugün ne giysem?” diye mi düşünüyorsunuz? O zaman şu an doğru yazıyı okuyorsunuz. İşte size vücut şeklinize uygun giyim önerileri...


Balıketli bir vücuda sahipseniz...


Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuzun beğendiğiniz yanlarını öne çıkarmak için aksesuarlardan da yararlanabilirsiniz. Mesela dikkati ince belinize çekmek için, kontrast renklerde şık bir kemeri, gözden kaçmayacak parlak ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, bol kesimli giysiler sizi daha da hımbıl gösterir. Üzerinize oturan tok kumaşlar daha şık durur. Olmazsa olmazlar


*Kalçaları dik tutacak, bacaklarınızı uzun gösterecek size uygun yapılmış bir pantolon.

*Korse şeklindeki üstler belinizi de ortaya çıkarmada birebirdir.

*Rahat, yüksek topuklu bir ayakkabı, hem uzun gösterir, hem de yürürken salınmanızı sağlar.


Uzun ve inceyim diyenler


Bu vücut tipine sahip kadınlar her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir. Olmazsa olmazlar


* Dar pantolonlar. Bunları topuklular, ya da babetlerle giyin.

*İnce ve üzerinize yapışan uzun elbiseler.

*Uzun olan gövde boyunu daha kısa göstermek için yatay çizgili üstler.

* Jean veya şık pantolonlarla giyebileceğiniz jarse üstler.


Ufak tefek misiniz?


Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.


Olmazsa olmazlar

* Diz üzeri etekler.

* Üzerinize oturan kazaklar.

* Pantolonlarla giymek üzere az topuklu botlar.

* Üzerinize uygun boru paça pantolonlar. Daha uzun görünmenizi de sağlarlar.

CILT BAKIMINDA 7 YANLIS...

Cilt bakımı özen ister. Neler doğru neler yanlış. İşte uzman önerileri..

1. yanlış

Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.

2. yanlış

Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.

3. yanlış

Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.

4. yanlış

Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuzZararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde “nemlendiricidir” yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.

5. yanlış

Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.

6. yanlış

Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.Zararı: Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: “Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.” Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.

7. yanlış

Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar.

Yüzdeki Lekelerin Tedavisi


En önemli cilt sorunlarından biri, yüzde ortaya çıkan lekelerdir.Lekelerin nedeni çoğu kez güneş, gebelik ve yanlış kozmetik kullanımıdır. Değişik renk ve tonlarda ortaya çıkan bu lekeler modern yöntemlerle azalltılabilmekte veya silinebilmektedir.Leke tedavisinin ilk basamağı, yüksek faktörlü bir güneşten koruyucu krem kullanmaktır. Bu krem, yeni lekeoluşmasını engellediği gibi, uygulanan tedavinin etkinliğini de arttıracaktır.Tedavi genellikle üç aşama halinde uygulanır. Birinci aşama, hastanın evde kendi uygulayacağı leke çözücü losyon ve kremlerdir. Bu ürünlerin içerdiği soldurucu ve yenileyici maddeler (hidrokinon ve tretinoin) yavaş bir şekilde lekelerin rengini açar. Tedavi genellikle2-4 ay sürer. Hastaların önemli bir kısmında sadece bu işlem bile sorunu çözmek için yeterli olabilir.İkinci aşamada, dermatologlar tarafından uygulanan soyma yöntemleri yer alır. Cildin üst kısımlarını etkileyereklekeleri solduran pek çok peeling yöntemi vardır. En çok bilinenleri meyva asitli soyma ve kimyasal asitlerle soymadır.Soyma işlemleri 4-10 seans olarak haftada bir kez yapılır. Kontrollü bir şekilde soyulan ciltten boya maddesi uzaklaştırılır.Mavi çözeltili soyma (Bluepeel) son zamanlarda daha etkin bir seçenek olarak gözükmektedir.Üçüncü aşama, lazer işlemleridir. İlk iki aşamalık tedaviden yarar görmeyen hastalar için lazer uygulamaları önerilir.Lazerdeki özgül ışınlar, deri altındaki boya maddesini tahrip ederek, lekeyi silmektedir. Açık tenli insanlarda lazer işlemleri daha başarılı olmaktadır. Leke için fraksiyonel lazer ve Q-Switch Nd Yag lazerler tercih edilmektedir

Aile mutluluğu için ALTIN KURALLARTecrübeler sonucu, alim ve psikologların aile mutluluğu için tespit ettikleri bazı prensipleri birlikte hatırlayalım:

1) Kısa ayrılıklar, ailevî ilişkileri güçlendirebilir. Uzun ayrılıklar ise aile için yıkım olabilir. Uzun ayrılıklardan uzak duralım.

2) Mutlu bir beraberlik için taraflar birbirinin psikolojisini, yapı ve karakterlerini iyi tanımalıdır. Ancak bu şekilde yıkıcı aşırılıklardan uzak kalınabilir.

3)Hiçbir anlaşmazlığın uzun süreli olmasına fırsat vermemeli. En kısa zamanda tatlıya bağlanmalı.

4)İster eski nişanlısı, ister önceki eşi olsun geçmiş deneyim ve hatıralardan söz etmek doğru olmaz.

5) Aşırı idealist olmamalı, normal yaşamalı ve karşı taraftan mucizeler beklememeli.

6) Eşler, sevgilerini her vesileyle birbirlerine ifade etmelidirler.

7) Üzüntüye teslim olmamaya çalışılmalı; hayata sürekli ümitle bakılıp ve güler yüzlü olunmalı. 8 ) Küçük ve büyük her kusurda incitici ve kırıcı tenkitlerden titizlikle sakın. Affedici ol.

9 ) Tartışmayı çıktığı noktada tutmaya çalış; geçmişte kalmış diğer bir konuyu da içine alacak şekilde genişletme. Tartışmayı kontrolünde tut. İnisiyatifin elinden kaçmasına fırsat verme.

10 ) Yersiz ve mesnetsiz kıskançlık, kuşku ve şüpheler yıkıcıdır. Realiteye bak, zan ve kuruntulara göre hareket etme.

11 ) Eşine, hem sana hem de kendi kendisine güven telkin et. Ona güvendiğini göster.

12 ) Mutlu olabilmen için, iyi bir eşle evlenmiş olman yetmez; senin de münasip bir eş olman gerekir.

13 ) Temizlik imanın yarısı ve kalıcı bir sevginin temel şartıdır.

14 ) Hayat arkadaşınla mutlu bir hayat için, kişiliğinin ayrılmaz parçası saydığın bazı şeylerden ödün vermen, esnek olman gerekebilir.

15 ) Kendin için istediğin güzel şeyleri hayat arkadaşın için de iste, kendini düşündüğün kadar onu da düşün.

16 ) Almak kadar vermeyi de bil. Sürekli verdiğinden daha fazlasını almaya, ya da vermeden almaya çalışma; bencil, egoist olma.

17 ) Her erkek, hanımının her konuda en iyisini yapmaya çalışan; güneş gibi sevgi ve şefkatiyle kendisini ısıtan ideal bir eş olmasını ister. Her hanım da, kocasının tam güvenilir güçlü bir kişilik sahibi, her türlü ihtiyaçlarını temin edecek bir kimse olmasını arzu eder. Taraflar, bu ideal standardı yakalama gayreti içinde olmalıdır.

18 ) Hayatta eksik olmayan her sıkıntı ve olumsuzlukta hemen eşini suçlama; konuya insafla bak.

19 ) Yalnız bugünü yaşa, geçmişte yaşanmış üzüntüleri ve henüz gelmeyen yarınki kaygıları bugüne taşıma. İmkanların çerçevesini aşmadan yaşamaya bak.

20 ) Nikâh akdinin çok mukaddes bir bağ ve Allah’a verilmiş bir söz olduğunu bil. Bu konuda ileride pişman olacağın bir adımı atmadan önce bin kez düşün.

21) Aile hayatı için aşk ve sevgi önemli ve zorunlu olmakla birlikte, ailenin sadece bunun üzerinde duracağını sanma. Başka niteliklerin de bulunması gerektiğini bil.

22 ) Hayat arkadaşına karşı örnek davranışlar sergile; iyi kişiliğini sadece dilinle değil, davranışlarınla da ortaya koy.

23 ) Olur olmaz, komşu ve akrabalarının aranıza girmesine fırsat verme; mümkün mertebe aile içi problemleri kendiniz halletmeye çalışın.

24 ) Hayat arkadaşında hata olarak gördüğün bazı şeyleri düzeltmede aceleci olma; değişmesi için zamana ihtiyaç duyan kusurlar olabilir. Ufak tefek hataları büyütme.

25 ) Evliliğin yükümlülük ve sorumluluklarını gönül hoşluğuyla kabul etmeli ve tam bir özgüvenle üstlenmelisin.

26 ) Anlaşmazlık ve tartışma sebeplerinden mümkün mertebe sakın.

27 ) Eşinle müşterek işler yapmaya vakit ayır ki, ileride sizin için mutlu hatıralar kalsın ve sizi birbirinize daha çok yaklaştırsın.

28 ) Eşine, son derece serbestçe kendini ifade etme ve yeteneklerini geliştirme fırsatı tanı. Hiçbir yönünü alay konusu yapma. Hanımları ilgilendiren kurallar

29 ) Malî haklara saygı gösterilmeli ve bu asla ihmal edilmemelidir. Tartışma konularının başında bu konu gelir.

30 ) Mümkün oldukça, dış problem ve üzüntülerine eşini ortak etme, kendin üstesinden gelmeye çalış. Fakat sevinçlerinde onu unutma.

31 ) İstişare, aile hayatında önemli bir prensiptir. Eşlerden her biri aile hayatında kendisini ortak görmeli ve bir kenara itilip ihmal edilmediğini hissetmelidir.

32 ) Aile mutluluğun, evde hiçbir problemle karşılaşmamana değil, problemlerin üstesinden gelebilmene, onları çıktığı noktayla sınırlı tutmana, eşinle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesine fırsat vermemene bağlıdır.

33 ) Problemden kaçmak, hele hele evi terk etmek çözüm değil. İyisi mi, sakin kafayla düşünüp problemin çözümüne hemen başlamak.

34 ) Bir tartışma esnasında eşinin güzel yönlerini ve iyiliklerini de hatırlamaya çalış; beğenmediğin yönlerinin, tüm iyiliklerini örtmesine fırsat verme.

35 ) Kılıç yarası geçer, dil yarası geçmez. Ailevî tartışmalarda, yaralayıcı sözler sarf etmekten sakın, yoksa küçük bir mesele yüzünden onun sevgi ve ilgisini tümden kaybedebilirsin.

36 ) “Onurum”, “gururum” türü kelimeler, şeytanın sıkça tuzak olarak kullandığı sözlerdir. Bir tartışma esnasında şeytan bunları bahane ederek taraflara hatasını güzel gösterir ve barışma kapısını kapatmaya çalışır.

37 ) Çocukların yanında eşinle tartışmaktan veya sesini yükseltmekten sakın. Çünkü çocuklar, öncelikle ebeveynlerini örnek alarak ve taklit ederek öğrenirler. Bu tür problemler ve çözüm yolu çocuğun zihninde yer edecek ve ileride üzerinde olumsuz etkisini gösterecektir.

38 ) Hanım, eşinin, bağlanılmaya layık ideal bir kişilik olduğunu, kendisiyle iftihar ettiğini ona hissettirmelidir.

39 ) Hediyeleşin ki sevginiz artsın ve bu, mutluluk ve sevinç her vesileyle sizin âdetiniz olsun. 40 ) Akıllı hanım, gerek kendinin gerekse çocuklarının ihtiyaç ve isteklerini sunmak ve eşinde düzeltmesini istediği bir davranışı düzelttirmek için en uygun vakti kollar. Bazen uygun vakit zannettiği, gerçekte uygun olmayabilir. İyi düşünmelidir.

41 ) Seni ilgilendirmeyen konularda eşini sorularınla bunaltma. Sana açmak istemediği sırlarını ısrarla öğrenmeye çalışma.

42 ) Evde bir köşeye çekilip tek başına oturmayı âdet haline getirme, mümkün mertebe eşinle ilgilen.

43 ) Çalışan bir kadın, birinci sorumluluk alanının evi olduğunu unutmamalı. Evinin işleriyle işyerinin işlerini birbirinden ayrı tutmasını bilmeli.

44 ) Eşinin akrabaları ziyarete geldiğinde hoşnutsuzluk göstermemeli. Aksine, onları güzel bir şekilde karşılayıp ağırlamada örnek bir tutum sergilemeli.

45 ) Özellikle kaynanana hürmet et, ona ailenin geleneklerine göre en güzel şekilde hitap et. Onunla tartışmaya girme. İleride gelininin sana nasıl davranmasını istiyorsan öyle davran.

46 ) Hz. Peygamber, komşu hakkı üzerinde çok durmuştur. Komşuya iyilik etmek, sevinç ve tasalarına ortak olmak, yardımı esirgememek dinimizin emridir.

47 ) Sürekli görüş ayrılığı, zamanla gönül ayrılığını da doğurur. Bazen, ikna olmasan da eşinin görüşüne katıl. Yeter ki, yapılan iş Allah’a isyan sayılan bir şey olmasın.

48 ) Evde eşinin ihtiyaç duyduğu sükuneti sağlamak için çocukları zihin geliştirici oyuncaklarıyla oyalayabilirsin.

49 ) Çocuklar Allah’ın büyük nimetleridir. Onları ihmal ederek, iyi terbiye etmeyerek veya başka herhangi bir işi daha önemli sayarak bu nimeti azap vesilesine çevirme.

50 ) Çocuk bakımı ve terbiyesiyle ilgili sağlıklı bilgiler edinmeli ki, her aşamada onlara nasıl davranılacağı bilinsin. Böylece ruhen ve bedenen sağlıklı yetişsinler.

51 ) Ahiret işlerinde eşler birbirine yardımcı olmalı. Dünya kadar ahireti de arzulamalı ve önem vermeli.

52 ) Savurganlık aile mutluluğunu bozar. Allah’ın nimetini yok eder. Allah savurganları sevmez. Tutumlu ol ki, yokluk çekmeyesin.

53 ) İyi niyet ve hayırhahlık bahanesiyle de olsa, arkadaşlarının senin özel hayatına karışmasına izin verme.

54 ) Evinin sırlarını ne bir dostuna, ne de bir yakınına anlatma.

Menapoz


Kadın hayatının ortalama olarak üçte biri menapoz döneminde geçer. Menapoza girme yaşı tüm dünyada ve antik çağlardan beri fazla değişme göstermemiştir ve ortalama 45-55 civarındadır. 40 yaştan önce menapoza girmek, "erken menapoz " olarak tanımlanmaktadır. Menapoz genellikle hayatın doğal bir aşaması olarak kabul edilmektedir. Gerçekten de menapoz, kadın hayatının yumurtlama fonksiyonlarının sonlandıktan sonraki doğal bir aşamasıdır. Ancak menapozda oluşan bazı değişiklikler kadının hayatını derinden ve öylesine olumsuz etkiler ki bu durum pek çok hastalıkların ortaya çıkmasına ve kadının yaşam kalitesinin azalmasına neden olur. Bu gün menapoz olumsuz etkileri önlenmeye ve tedavi edilmeye çalışılan bir hastalık gibi kabul edilmektedir. Menapozun kadın hayatının doğal bir parçası olması nedeniyle hiç bir şey yapmadan izlenmesi artık eskilerde kalmıştır. Özellikle kadın yumurtalık hormonlarının laboratuar koşullarında üretilip kullanılmaya başlanmasıyla bu kavram daha da ön plana çıkmıştır. Menapozda azalan yumurtalık hormonlarının yerine konmasıyla menapoza ait tüm olumsuz değişiklikler ve hastalıklar kolaylıkla önlenebilmekte veya en aza indirgenebilmektedir.Menapozdaki temel değişiklik kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır. Böylece kadında,Ateş basma, terleme, çarpıntı Uykusuzluk, sinirlilik, (ruhsal çöküntü) depresyon, unutkanlık, halsizlik, çabuk sinirlenme Bazen cinsel istekte (libido) azalma Kemik erimesi (osteoporoz) Damar sertliği (ateroskleroz) gelişme eğilimi Cinsel organlarda çekilme (atrofi), kuruluk, ağrılı ilişki İdrar kaçırmaya kadar varan idrar yollarında atrofi ortaya çıkmaktadır.Kadınlar bir sabah uyandıklarında kendilerini menapoza girmiş olarak bulmazlar. Menapoz 20 yıl süren değişikliklerin tam ortasındaki dönemdir. 40 yaşından sonra kadınlarda önce yumurtlamanın azalmasına bağlı olarak düzensiz adet kanamaları, aralıklı ateş basma ve terlemeler, psikolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Daha sonra yakınmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde 1 yıl adet kanamalarının olmaması menapoz tanısı için yeterlidir. 6 aydan daha fazla adet gecikmeleri araştırılıp kandaki östrojen ve yumurtlamayı uyaran hormon (FSH) seviyeleri ölçülerek kesin tanı konulur. Ancak adet düzensizlikleri veya düzensiz kanamalar menapoza giriyorum düşüncesiyle normal karşılanmamalı; hasta doktoruna başvurarak bu değişikliklerin gebelik ve kadın cinsel organlarının kanserlerinde de görülebileceği göz önünde tutularak bu hastalıklar dikkatle araştırılmalıdır.MENAPOZDA KALP VE DAMAR HASTALIKLARIMenapozda östrojen hormonunun azalması ile kadınlarda bu hormonun kalp damar hastalıklarından koruyucu etkisi ortadan kalktığından damar sertliği ve kalp krizi riski % 60 artar. Yapılan çalışmalar sonucunda dışarıdan verilen östrojen hormonunun riski %25-50 oranında azalttığı bulunmuştur. Östrojen hormonu kandaki zararlı yağları azaltırken yararlı yağları artırmaktadır. Östrojen direk olarak damarlar üzerinde de gevşetici, olumlu bir etkiye sahiptir. Kandaki pıhtılaşma faktörleri ve fibrinojenin de östrojen kullananlarda daha az olduğu bulunmuş ve kalp krizinden koruyucu etkinin damar yatağı içinde pıhtı oluşumu riskinin azalmasına da bağlı olduğu bildirilmiştir.MENAPOZDA KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ)Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 25 milyon kadının sorunu olan menapoz sonrası osteoporoz kabaca kemik dokusunun temel minerali olan kalsiyum'un yaşlanma ve menapozdaki östrojen eksikliği sonucu kalıcı olarak kaybedilmesidir. İlk 5-8 yılda kemik kaybı ortalama yılda %4-8 iken daha sonra kısmen azalarak kadın her yıl kemik dokusunun yaklaşık %1'ini kaybeder ve 75 yaşına geldiğinde ortalama olarak 35 yaşındaki kemik dokusunun %30'unu kaybetmiş olur. Buna bağlı olarak menapozla beraber hızla artan kemik erimesi sonucu sessiz omurga kırıklarıyla bel ağrıları, boyda kısalma ve kamburluk ortaya çıkar. Menapozdan sonra bir kadında boy 65 yaşına kadar ortalama 4 cm, 75 yaşına kadar 9 cm kısalır. Omurga kemiklerindeki çökme kırıklarına bağlı olarak ortaya çıkan kamburluk ve göğüs kafesinin kemik yapısının bozulması sonucu hastada solunum sıkıntısı gelişebilir. Kadınlar menapozda çarpma düşme sonucu kalça,el bileği ve diğer kemik kırıklarına da daha kolay maruz kalabilirler. Bu kırıklardan en ciddi olanı kalça kırığıdır ve kalça kırığından sonra hastalardan %12-20'si 2 yıl içinde kaybedilmektedir. Kalça kırığı geçirmiş hastaların geriye kalanlarının bir kısmı sürekli bakıma ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle ABD'de yapılan yıllık tedavi ve rehabilitasyon harcamalarının tutarı 20 milyar doları bulmakta ve bu rakam her yıl giderek artmaktadır. Korunma bu açıdan en ekonomik, en insancıl ve en kolay yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Kemik erimesine zemin hazırlayan risk faktörleri:Çok çocuk doğurma Sigara, alkol kullanımı Beslenme bozuklukları (kalsiyumdan fakir diyet) Güneş banyosu alışkanlığının olmaması Spor yapma alışkanlığının olmaması Uzun süre yatağa bağlı kalmaya neden olan hastalıklar Bazı endokrin (hormonal) bozukluklar (hiperparatiroidi, hipertiroidi(guatr), böbrek üstü bezinin aşırı çalışması veya steroid hormonlarının ilaç olarak uzun süreli alımı vb.) Bağ dokusu hastalıkları(Romatoid artrit, sarkoidoz) ,siroz,böbrek hastalıkları,erken menapoz Genetik faktörler (ailede osteoporoz varlığı) MENAPOZDA İDRAR YOLLARI DEĞİŞİKLİKLERİÖstrojen hormonunun eksikliği kadınlık organlarına komşuluğu ve fizyolojik beraberliği nedeniyle idrar yolları ve mesane fonksiyonlarını da etkiler. Vajen ve idrar deliği (üretra) destek dokuları zayıflar, mesane fonksiyonları bozularak idrar kaçırma varsa artabilir veya ortaya çıkabilir. Bu dönemde mesane fıtıklaşması, atrofiye bağlı rahim (uterus) ve vajina sarkmaları da idrar kaçırmanın bir nedeni olabilir. Ancak menapozda görülen idrar kaçırmanın en sık nedeni mesanenin zamansız kasılmasına bağlı olan aşırı aktivitedir (detrusor instability). Bu hastalar genellikle sıkıştıklarında yetişemeyip tuvalet kapısında idrarlarını kaçırırlar. Menapoz öncesi dönemde kadınların %10'unda görülen bu durum menapozdan sonra %20-30'unda rastlanır. Vajinal veya ağızdan uygulanan östrojen hormonu yakınmaları azaltır veya düzeltir.MENAPOZ TANI VE TEDAVİSİMenapozun olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesinin en önemli ön koşulu tanısının en erken aşamada konulup erken tedaviye başlanmasıdır. Çünkü menapozdaki kayıplar ilk yıllarda en fazladır. Menapoz temel olarak yumurtlamanın durması (doğal) veya yumurtalıkların alınması (cerrahi) veya çalışamayacak kadar hasar görmesine bağlı olarak ortaya çıkar. 40 yaşından sonra 1 yıl süreyle adet görmeyen ve yakınmaları da olan bir kadın başka araştırma yapılmaksızın menapozda kabul edilebilir. Menapoza geçiş döneminde, gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan kötü huylu hastalıklar ayırt edilmelidir. Bunun için seyrek adet gören, ateş basma, çarpıntı, terleme ve psikolojik değişiklikleri olan bir kadının adetin 3. günü alınan kanında, yumurtalıkları uyaran hormon (FSH,LH) düzeyleri artmışsa tanı daha kesin ve erken konmuş olur ve tedaviye de hemen başlanabilir. Düzensiz (genellikle seyrek) adet gören bir kadında FSH 40 pg/ml üzerinde ise menapoz tanısı kesinlikle konur. FSH değerinin 25-40 pg/ml arasında olması halinde menapoza giriş sürecinin başladığı ancak seyrek de olsa yumurtlama ve gebelik de olabileceği düşünülür. Ancak her durumda gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan diğer hastalıklar gebelik testi, ultrasonografi ve endometrial biopsi (kürtaj) vb ile araştırılmalıdır.HORMONLA TEDAVİBaşlıca bozukluk veya eksiklik östrojen hormonun azalması olduğundan, temel tedavi de östrojen hormonu vermektir. Tanı konur konmaz eğer hasta için sakıncaları yoksa;Ağızdan Cilte yapıştırılan bantlar veya sürülen jellerle Vajinal yolla östrojeni yerine koyma tedavisine başlamak esastır.Hormon kullanımına engel oluşturan durumlar:Yeni kalp krizi(miyokard enfarktüsü) geçirmiş olanlar Geçici iskemik atak Geçirilmiş inme (serebrovasküler olay), beyin damar tıkanıklıkları Karaciğer fonksiyonlarının bozuk olması Östrojen ile ilerleyen tümör varlığı (Meme ,rahim) Tromboemboli (damariçi pıhtılaşma ile damar tıkanıklığı) Dikkatli ve kontrollü kullanılacak durumlar:Kalpte iskemik hastalık (damar sertliğine bağlı beslenme bozukluğu) Hipertansiyon(yüksek tansiyon) Safra kesesi hastalıkları ve taş Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı) Hiperlipemi (kanda yağ,kolesterol, oranının yüksek olması) Migren tipi başağrıları Miyom (rahimde tümör) Hormon tedavisine başlanmadan önce, bu ilaçların olası yan etkileri ve uzun yıllar kullanılmasına bağlı ortaya çıkabilecek durumlar hasta tarafından bilinerek, ön hazırlıklar yapılmalıdır. Ön araştırmalar:Genel vücut ve jinekolojik muayene, tansiyon, kilo,ağırlık ölçümü Karaciğer fonksiyonları (kandaki karaciğer enzimleri,yağlar,kolesterol ölçülür) Kan ve idrar tetkiki (genel kontrol) Servikal smear (Rahim ağzı kanserini araştırmak için alınan sürüntü) Mammografi (Meme kanseri taraması) Endometrial biopsi ve/veya vajinal ultrason ile endometrial kalınlık ölçümü (rahim kanserini tarama) Açlık Kan Şekeri (Şeker hastalığı araştırılması) Elektrokardiografi (Kalpte kriz veya beslenme bozukluğu araştırılması) Gerekirse kemik yoğunluğu ölçümleri (kırıkları önlemek ve diğer ilaçların gerekliliğinin araştırılması için) Bu tetkikler hastanın durumuna göre en az 1 yıl aralıklarla tekrarlanır.HORMONSUZ TEDAVİGenellikle direkt olarak menapoza karşı değil, oluşturduğu hastalıklara (osteoporoz vb ) karşı kullanılan ilaç ve yöntemleri içerir.Kalsiyum desteği Bifosfonatlar D Vitamini DiyetKalsiyumdan zengin diyet esastır. Süt, yoğurt, peynir vb diyetle kemik kaybı önlenmeye çalışılır.EgzersizHer gün 30 dakikalık yürüme ve basit ağırlık kaldırma, kas güçlendiren hareketler, ilaçlar kadar önemlidir. Yaz aylarında güneş ışığından (ultra-viole) faydalanmak için düzenli güneşlenme yararlıdır.OLUŞAN HASTALIKLARIN TEDAVİSİAmaç hastalıkların önlenmesi olmakla beraber önlenemediği zaman uygun tedaviler yapılır.Kemik ErimesiKırık oluşmuşsa uygun tedavi yapılır ve fizik tedavi ile rehabilitasyon sağlanır. Kırıklara bağlı ortaya çıkan kamburluk nedeniyle oluşan ağrı ve solunum sıkıntısı için fizik tedavi ve uygun atellerle hastaya yardımcı olunmaya çalışılır. Kırıkların oluşumunun önlenmesi için ev, hastaya göre yeniden düzenlenmelidir. Merdiven kenarlarına, banyo ve tuvalete tutunacak kollar yapılır. Elektrik kesilmesi anında oluşabilecek çarpma ve düşmeleri önlemek için özel pilli veya jenaratörlü lambalar merdivenlere yerleştirilebilir. Yerlerdeki kaygan örtü malzemeleri (halı, kilim vb.) sabit hale getirilebilir.İdrar KaçırmaMesane boynunun sarkmasına veya mesane aktivitesinin artmış olmasına (detrusor instabilitesi) göre değişir. Mesane boynu harekeliliğinin arttığı durumlarda cerrahi; mesane kasının zamansız kasılmasına bağlı idrar kaçırmalarda ilaç,fizik tedavi ve/veya mesanenin elektrik simulasyonuna dayalı tedaviler uygundur. Hangi tedavinin yapılacağına konunun uzmanı bir hekim tarafından yapılan muayene, labaratuar ve ürodinamik (mesanenin dolum, işeme ve kaçırma basınçlarını bilgisayarla kaydı) gibi çalışmalarla karar verilmelidir. İyi seçilmemiş hastalarda tedavi idrar kaçırmayı düzeltmeyeceği gibi artışına neden olabilir.PSİKOLOJİK SORUNLARÖzellikle ilk yıllarda kadınlarda adetten kesilme,ateş basma ,terleme ,çocuk doğurma yeteneğini kaybetme gibi bozukluklar eksik kadınlık, izolasyon, depresyon, içe kapanma, uykusuzluk, aşırı sinirlilik ve saldırganlığa neden olabilir. Bu durumda bir psikiyatrisin öneri ve tedavisine gerek vardır. Alışmaya çalışmak sorunu derinleştirebilir.Cinsel SorunlarCinsel istek menapozdan etkilenmez. Cinsellik kadında öğrenilebilen bir davranıştır. Genel olarak gebelik korkusunun ortadan kalkması, profesyonel hayattan (kariyer, para kazanma vb) kaynaklanan kaygıların azalması, çocuklarının büyümüş olmasıyla azalan fiziksel bağımlılık, yılların oluşturduğu deneyimler, eşlerin birbirini daha iyi tanımaları sonucu kadının menapozdaki cinsel hayatının daha da renklenmesi son derece doğaldır. Menapoza girerken ortaya çıkabilecek depresyon ataklarında ve uyum döneminde cinsel istekte (libido) bir miktar azalma olacağını bilerek paniğe kapılmadan uygun danışma ve tedavilere başvurmak en akılcı yoldur. Aksi takdirde eksik kadınlık, değersizlik, hastalıklı olma duygularıyla cinsel istek azalmaları uzun sürebilir veya kalıcı olabilir. Cinsel istek azalmadan menapozda vajen girişi ve vajinada çekilme (atrofi) ve kuruluk nedeniyle ağrılı ilişki ve buna bağlı bir isteksizlik ortaya çıkabilir. Bu tür durumlarda lokal hormon veya kayganlaştırıcı jel uygulamalarıyla sorun çözülür. Unutmayınız "Hayat kırkında başlar".Menapoz ve Aile Menapoz kadının tek başına üstesinden gelmesi zor bir problemdir. Eş ve çocuklar bu dönemde kadına yardımcı ve anlayışlı olmalıdır. Bir kadın menapozu en kolay yakınlarının destek ve telkinleriyle karşılar. Bu destek ve telkinler psikolojik, bilgilendirme veya tedaviye devamı sağlamak şeklinde olabilir.

menopozda cinsel yaşam

Menopozda cinselliğe ilgi azalması olacağı düşünülse de bu olay daha çok menopozla birlikte oluşan psikolojik faktörlerden kaynaklanmaktadır. Kadın, menopozla birlikte vücut imajının kaybolacağının ve kadınlık fonksiyonlarının sona ereceğinin kaygılarını duyar. Bu şekilde artık cinsel çekiciliğinin kalmadığını düşünen kadın cinselliğe olan ilgisini de kaybedebilir. Gerçekte menopozda değişen olaylar düşünüldüğü gibi değildir.menopoz yaşlanmanın başlangıcı olmadığı gibi kadınlığın sonu da değildir. Bu olayların bilincinde olunduktan sonra menapozda cinsellik daha özgürce gebelik riski de olmaksızın yaşanabilir. İlerleyen menapoz yıllarında eğer hormon tedavisi alınmıyorsa cinsel organlarda yaşlanmaya bağlı atrofik değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişiklikler sonucunda vajinada kuruma, vagen mukozasında incelme ve buna bağlı olarak ilişki sırasında ağrı ve kanama yakınmaları olabilir.Uygulanan sistemik veya lokal hormon replasman tedavileri urogenital sistemdeki bu atrofik değişiklikleri gidererek iyileşme durumu sağlayabilecektir. Yine bu ağrılı cinsel ilişki de kadını cinsel ilişkiden soğutabilir. Ancak bu tür şikayetlerin kolaylıkla tedavi edilebileceğini bilmek, bu tür yakınmaları gereksiz yere çekmemek için önemli olacaktır. Cinsel isteğin azalmasına bu yaşta ortaya çıkan bazı hastalıklar sonucu olabileceği gibi kullanılan bazı ilaçlarda cinsel isteksizlik yapabilir.Yaşlanma ve menapoz sonucu en sık karşılaşılan cinsel yakınmalar; istekte azalma, ağrılı cinsel birleşme (disparuni), cinsel cevabın azalması, vajinal ıslanmanın azalması, orgazma ulaşmada zorluk (anorgazmi) ve genital duyarlığın azalması şeklinde özetlenebilir. Islanmanın azalması ve duyarlığın bozulması östrojen düzeylerinin düşüklüğü ile ilişkilidir. Testosteron düzeylerinin düşük olması ise cinsel uyarılma, genital duyarlık, libido ve orgazmdaki azalmaya sebep olmaktadır.menopozda cinsel yaşamı yeniden canlandırmak ve cinsel isteği arttırmak amaçlarıyla bazı tedaviler uygulanabilir. Bunlar;*Öncelikle altta yatan kronikleşmiş hastalıklar varsa bunların kontrol altına alınması ve tedavisi gereklidir.*Psikolojik destek tedavileri verilebilir.*Vajende kuruluk ve çatlama gibi şikayetleri gidermek için lokal (krem, fitiller) veya sistemik (oral) ilaç tedavileri uygulanabilir.*Libido (cinsel enerji) güçlendirici bir takım ilaçlar uygulanabilir. Bu ilaçlar genital bölge kanlanmasını arttırarak cinsel isteği arttırabilirler.Özellikle bir hekim kontrolünde Testosteron hormonu replasmanı yapılarak cinsel arzu ve istekler arttırılabilir.

Gelinlik Secerken Nelere Dikkat Edilmeli

Gelinlik Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz ? Hangi Gelinlik Sizi Daha İyi Gösterir ?

Çeşitli Vücut Yapılarına Göre Gelinlik:
Dikdörtgen Tipli Vücutlar:
Bu vücut türünde bel kısmı çok fazla belli değildir, omuzlardan kalçalara doğru düze yakın bir hat inmektedir. Dikdörtgen vücutlu bayanların, bellerini ortaya çıkaran büzgülü bir gelinlik modeli seçmeleri uygun olacaktır.
Armudi Tipli Vücutlar:
Bu tipteki bir kadının kalçaları omuzlarından daha geniştir. Aradaki bu farkı aza indirmek için hafif vatkalı gelinlik modelleri uygun olabilir. Bunun yanısıra, kalın kumaşlı modeller tercih edilmelidir. Kalçalar geniş ve yuvarlaksa düz kesimli modellerden kaçınılmalıdır; çünkü bu tür modeller kalçaların genişliğini daha fazla ortaya çıkaracaktır.
Kalın belli bir vücut için tavsiyemiz V tipinde bir gelinlik modeli seçimidir. Ayrıca kemerli ve geniş gelinlik modelleri de pek uygun değildir.
Üçgen Tipli Vücutlar:
Üçgen tipli vücuda sahip kadınların omuzları kalçalarına göre daha geniştir. Genelde sporcu bayanlarda rastlanılan bu tip vücut için, omuzların genişliğini kapatmak amacıyla, üst kısmı düz kesimli ve uzun kollu modeller uygundur.
Kum Saati Tipli Vücutlar:
Genelde ideal vücut tipi olarak görülen bu vücutlar için hemen her modelin yakıştığı söylenebilir. Yine de bellerini ortaya çıkaran modeller önerilebilir.
Diğer Tavsiyeler:

* Düz karınlı ve küçük göğüslüyseniz düz kesimli bir gelinlik seçebilirsiniz.
* Göbeğinizden şikayetçi olmanız durumunda A-tipinde gelinlikler uygundur.
* Sırtınızın güzelliğine inanıyorsanız, sırtı bele kadar açık olan bir gelinlik seçebilirsiniz.
* Kısa boylusanız önü V-kesimli bir gelinlik boyunuzu olduğundan uzun gösterir.
* Uzun boylusanız etek boyları çok kısa olmadan her model yakışır.
* Kısa boyunluysanız önerimiz saçlarını toplamanız olacaktır.
* Uzun boyunluysanız tam tersine saçlarınızı açık bırakmalısınız.
* Kollarınız kalın veya çok ince ise, uzun ya da kısa kollu bir gelinlik seçebilirsiniz.

GELiNLiK SEÇERKEN BEDENiNiZE UYGUN GELiNLiK

Düğününüzden en az 3 ay önce geliniğinize karar vermiş olmalısınız. Hatta düğününüz yaz aylarına denk geliyorsa, modaevlerinin ve gelinlik firmalarının bu aylarda yoğun olduklarını dikkate almak ve siparişinizi dört ay önceden vermek yerinde olur. Zevkine güvendiğiniz kişi veya kişilerle, en az 5-6 firmaya gidin ve görüşün. Yalnız ikiden fazla kişiyle bir gelinlik firması veya modaevine gitmeniz pek yerinde olmaz. Öncelikle ne kadar fazla kişi olursa ortaya o kadar da fazla fikir çıkacaktır.
Bu da sizin aklınızın çok fazla karışması anlamına gelir. Fazla kişiyle bir firmaya gidildiğinde, size yardımcı olan firma yetkilileri de zaman zaman zor anlar yaşamaktadırlar. Hatta, müşteri kaybetmek pahasına olsa bile, size verecekleri kısa yanıtlarla adeta sizle çalışmak istemediklerini belirtebilmektedirler (özellikle işlerin yoğun olduğu yaz aylarında).
ister sipariş olsun, ister hazır olsun firmayla ilginizi düğün gününe kadar kesmemek akılcı olmaktadır. Düğün koşuşturmasından vücudunuzda birkaç kiloya varan değişiklikler söz konusu olabilir. Bu durumda gelinliğinizde bazı küçük düzeltmeler gerekebilir. Ayrıca, düğün gününüzde gelinliğinizi giydirmek için firmadan bir görevlinin size yardım için gelip gelemeyeceğini de öğrenin. Sizi bir arkadaşınız, anneniz veya akrabanız giydirecekse, bu kişinin gelinliğin ayrıntılarını öğrenmesini sağlayın. Böylece düğün günü gelinlik konusunda bir aksilik yaşanmasının önüne geçmiş olursunuz.
Gelinlik dikimi, profesyonel ve titiz bir çalışma gerektirir. En iyi gelinlik; ayrıntıların zenginliğe ve şıklığa hizmet ettiği, parçanın bütüne uygun olduğu gelinliktir. En iyi gelinlik; gelinin bedenine uyumlu olarak tasarlanmış olan gelinliktir. Modelinizi seçtiniz; aynı modeli X YTL ye de bulursunuz XX YTL ye de! Farkı yaratan; kumaş, dikiş ve süslemelerde kullanılan malzemelerin kalitesidir. Dikiş kalitesi o kadar önemlidir ki; en pahalı ve kaliteli kumaşı değersiz bir hale getirebilir. Kişiye özel tasarımlarda hata payı hemen hemen hiç yoktur.

Gelinlik modeli seçimine genel olarak bakıldığında;
Toplu gelinlerin narin giyinmesi modelini, rengini ve aksesuarı ona göre seçmesi iyi olur. Toplu gelinlerin bembeyaz bir gelinlik giymesi yanlış olur. Bunun yerine kırık beyaz, krem rengi, vücudu ortadan ikiye bölen modellerde yakalar, dikkat çeken bir eşarp modeli olduğunda, dikkatler kilodan uzaklaşmaktadır.
Göbek sorunu olan gelinler, çan etek biçiminde bir gelinlik tercih ederlerse uygun olur.
Çok zayıf görünmek de hoş olmaz. Bu sebeple ince ve uzun hanımlar, kabarık etekli modelleri tercih edebilirler.
Kısa boylu hanımların V yakalı veya V kesimli gelinlik giymesi, boyun daha uzun algılanmasını sağlar.
Uzun boylu gelinler, ayakkabılarını gösterecek modeller seçebilirler.
Gelinlik için mekan da çok önem taşır. Bahçe düğünlerinde daha çok çiçek kullanılabilir. Çiçekler ortamdan dolayı gelinlikle bütünlük arz eder. Büyük salonlarda, özel ışıklandırılmış ortamlarda, havuz başı gibi yerlerde yapılacak düğünlerde dantelli, taşlı, ışıltılı bir gelinlik ortama daha çok uyar.
GELiNLiK DETAYLARI

Gelinlik firmalarının bir çoğu gelinliğin teslim tarihini düğünden bir gün öncesine veriyor. Bir yanlışlıkta veya beğenilmeyen ayrıntıda dü
zeltme için zaman kalmıyor. Gelinliğinizi erken teslim almanız, bir yanlışlık durumunda düzeltme için zaman kazanacağınız anlamına gelir.işçiliğin pek iyi olamadığı gelinliklerde abartılı süsler çoktur, dikkatli olmakta yarar var!
Başka bir kişinin üzerinde gördüğünüz gelinlik, size göre dikildiğinde aynı havayı yansıtamayabilir. Gelinlik modelinizin kişiliğinizi yansıtması gerektiğini unutmayınız.
Gelinlik modellerinizin seçiminde, düğün yerini de göz önünde bulundurunuz.
Uyumlu bir çift görünümü için, gelinlik modeli seçiminizde damadın fiziksel özelliklerini de göz önünde bulundurun.
Deodorantınızı gelinliğinizi giymeden önce, parfümünüzü ise gelinliğinizi giydikten sonra sıkın. Gelinliğinizin yaka kısmına bir parça kağıt havlu koyarak, makyaj ve parfümün gelinliğinize bulaşmasını önleyebilirsiniz. Parfümün takılara zarar verdiğini biliyoruz. Bunun için takılarınızı en son takın.
Düğün süresince rahat edebileceğiniz detaylara dikkat etmelisiniz; kol altı payı, etek boyu, aksesuarların sağlamlığı, yedek düğme vb.
Artık bembeyaz gelinlikler pek tercih edilmiyor. Kırık beyaz ve kemik renkleri daha gözde
Gelinliğinizle beraber hangi aksesuarı kullanacağınızı önceden belirleyip siparişinizi verin.
Gelinlik provalarınızda oturma, yürüme hatta dans egzersizleri yapmayı ihmal etmeyiniz.
iç çamaşırınızda ve ayakkabınızda düğün günü sorun olmaması için, provaya gitmeden tüm iç giyimlerinizi, ayakkabınızı hazırlayın. Ayakkabınızda veya sütyeninizde olabilecek bir değişilik gelinliğinizin uygunsuz durmasına yol açabilir. Provaya yalnız gitmeyin. Dikkatli bir aile bireyini veya bir arkadaşınızı provaya götürün. Provalarınız sırasında gelinliğin sitiline, rengine ve bedeninize tam oturmasına önem verin. Aklınıza takılan her şeyi prova esnasında terzinize sorun.
Düğün sonrasında gelinliğin saklanması da önemlidir. Gelinliğinizi iyi bir kuru temizlemecide temizlettikten sonra, mümkünse ters yüz edip saklayın. Saklama kılıfının kumaştan olmasına ve hava almasına dikkat edin.
SiLUET ÇEŞiTLERi

Bayanlar için bu en özel, en güzel günde muhteşem bir gelinliğin içinde prensesleri andırmayı tüm genç kızlar düşler. Ancak, beğendiğiniz bir gelinliği yalnızca istemek yetmiyor! Mükemmel bir gelin olmak için önemli olan size yakışan bir modelin ve tarzın belirlenmesidir. Üstelik seçtiğiniz model düğün konseptiyle ve diğer detaylarla da uyumlu olmalıdır.
Genellikle unutulan bir detay da gelinliğin rahatlığı ile ilgilidir. Düğün gününde, güzel bir gelinlik taşımak kadar, o gelinliğin içinde rahat olabilmek de çok önemlidir. Özellikle dans ve hareketli oyunlar düşünüldüğünde rahat bir gelinlik içinde olmak önem kazanmaktadır.
Bedenlerimizi değiştirmek kilo vermenin ve belki birkaç estetik operasyonun dışında pek mümkün olmadığından, gelinlik modelleri hakkında biraz bilgi edinerek, vücudumuza en uygun olan gelinliği bulmaya çalışalım.


YAKA ÇEŞiTLERi

Sıfır Yaka (Jewel)
Küçük göğüslü bayanlara önerilir. Büyük göğüslü bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Yuvarlak Yaka (Scoop)
Birçok bayan için uygundur.

Kare Yaka (Square)
Birçok bayan için uygundur.

V-Yaka (V-Neck)
Normal göğüslü bayanlara önerilir. Büyük veya küçük göğüslü bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Kayık Yaka (Bateau)
Küçük göğüslü bayanlara önerilir. Büyük göğüslü bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Yarım Kayık Yaka (Sabrina)
Küçük göğüslü bayanlara önerilir. Büyük göğüslü bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Spagetti Askı Yaka (Spagetti Straps)
Küçük - normal göğüslü bayanlara önerilir. Büyük göğüslü, şişman ve dar omuzlu bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Japone Yaka (Queen Anne)
Birçok bayan için uygundur.

Havuz Yaka (Off the Shoulder)
Kum saati ve armut tip vücuda sahip bayanlara önerilir. Dolgun kollu ve omuzlu bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Prenses Yaka (Portrait)
Kısa belli ve dolgun kollu bayanlara önerilir. Köprücük kemiği belirgin olmayan veya geniş omuzlu bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Sütyen Yaka (Sweetheart)
Büyük göğüslü veya kum saati vücuda sahip bayanlara önerilir.

Straplez Yaka (Strapless)
Minyon, yapılı ve kum saati vücuda sahip bayanlara önerilir. Küçük göğüslü bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

Dik Yaka (High)
Minyon tip bayanlara ve uzun gözükmek isteyen bayanlara önerilir. Uzun, armut tipli ve dar omuzlu bayanlar bu modelden kaçınmalıdır. Oyuk

Kollu Yaka (Halter)
Kısa belli ve geniş omuzlu bayanlara önerilir. Minyon tip ve dar omuzlu bayanlar bu modelden kaçınmalıdır.

BEL ÇEŞiTLERi
Belden (Natural)
Birçok bayan için uygundur. Minyon bayanlara önerilir.

Düşük (Drop)
Kum saati, geniş göğüslü ve dar vücutlu bayanlara önerilir. Dikdörtgen vücutlu bayanlar kaçınmalıdır.

Belden Sivri (Basque)
Belini dar göstermek isteyen bayanlara uygundur. Minyon tipli bayanlar ve beli belirgin olmayan bayanlar kaçınmalıdır.

Göğüs Altı (Robalı) (Empire)
Beli belirgin olmayan bayanlar, geniş kalçalı bayanlar ve kısa boylu bayanlara önerilir. Kum saati vücutlu bayanlar kaçınmalıdır.

İSLAM'da Kadina VerilenDeger


Peygamberimizin ağzından uydurulan, mevzu - yalan hadisleri ve anlamı saptırılan ayet-i kerimelerin yorumunu bir kenara bırakırsak İslamiyet’i tanımayan bazı insanlar İslamiyet’te kadınlara değer verilmediği kadının erkeğin yarısı kabul edildiğini iddia etmektedirler.

MİRAS

Mirasta erkeğe kadına verilen miktarın iki katı verildiğini söyleyerek kadına haksızlık yapıldığını iddia ederler. Halbuki İslamiyet’te kadın erkek mirasta eşit pay alırlar. Anne, baba, dede, nine... kadın erkek oldukları halde eşit pay alırlar.

Sadece kız ve erkek kardeşlerde kız kardeşe erkek kardeşin yarısı kadar verilir. Burada sanki bir haksızlık varmış gibi gözükmektedir. Fakat, örneğin baba vefat etse babanın üç dairesi olsa kız kardeş bir erkek kardeş iki daire alırlar.

Kız kardeş bir erkekle evleneceği zaman kız kardeşin bir dairesiyle evleneceği erkeğin ailesinden kendisine miras kalan iki payı bir araya gelince toplam üç payları olur. Erkek kardeşinde kendi iki payıyla beraber bir kızla evlenirken evleneceği kızın bir payıyla beraber onlarında toplam üç payı olur. Ayrıca erkek kardeş evleneceği kıza mihir verir.

İSLAMDA BAŞLIK PARASI YOKTUR , MİHİR KADINA BOŞANMA VUKU BULURSA BİR SOSYAL GÜVENLİK OLSUN DİYE - SİGORTA- OLARAK VERİLİR! Böylece iki dairesi erimeye başlar. Yine erkek kardeş hayatları boyunca evleneceği kadın ve çocuklarının nafakasını (yiyecek, yatacak, yakacak...) karşılamak zorundadır. İki dairesi erimeye devam eder. Halbuki kız kardeş mihir alır. Ayrıca hayatı boyunca kendisine ve çocuklarına erkek bakmak zorundadır. Kendi bir dairesini ise ailesine harcamak zorunda değildir. O dairesi onun harçlığıdır; satar, bağışlar, kiraya verir... İsterse kocasına da verebilir.

Kız kardeşe erkek kardeşe verilen miras miktarının yarısı verilmiştir. Anne, baba, dede, nine ... eşit pay alırken kız kardeş ile erkek kardeşte sanki haksızlık varmış gibi gözükür.

Erkek kardeş aldığı iki payı hep harcayacak , hep eksilecektir. Kız kardeş ise aldığı bir payın yanında mihir, nafaka alacak. Malı artacaktır. Bir payı da kendinin olacaktır.

Görüldüğü gibi ilk başta erkek kardeş fazla pay alır gibi görünürse de iş alınan payların dağılımına kullanılmasına gelince kız kardeşin az payı ile erkek kardeşinden daha fazla imkan olanak paya sahip hale geldiği görülmektedir.

Erkek kardeşe ailesine -Eşine - verilmesi için fazla verilmiştir.

Zamanla bu oran kız kardeş lehine değişmektedir.
EŞİTLİK Allah kadınla erkeği eşit yaratmamıştır.

Her ikisini de insan olma yönünden, akıl, bilgi, kültür yönünden eşit olsa da, kadın erkekten daha duygusal daha hissidir. Erkek ise daha katı, olaylara daha sert,duygusal yoğunluğu az olan bir açıdan bakar. Bu psikolojik yönden farklılıktır. Biyolojik yönden, erkekte kas daha fazla iken kadında yağ daha fazladır. Bu durum erkeğin kadından üstün olduğunu göstermez.

Kadın daha duygusal erkek daha az duygusal, kadın daha çok acır, sevgi hayatında daha önemli bir yer kapsar, erkekte ise daha az.

Erkek daha güçlü-kaslıdır, kadın daha az güçlü ve kaslı... Her iki cinsinde üstün- eksik yönleri vardır. (Akılda, düşüncede ... her iki cinside eşittir ve birbirlerini geçebilirler.) Bu durum erkeğin üstünlüğünü veya kadının zayıflığını göstermez.

Aksine bu durum her iki cinsin ayrı yaratılış özelliklerinin doğal sonucudur. Bunu kabul etmeli, yaşam tarzımızı buna göre ayarlamalıyız. İslam kadın - erkek eşitliğini değil kadın erkek adaletini savunur. Eşitlik adalet demek değildir.

Eşitlikte mesela, kadına da erkeğe de 100 kg yükte 50 şer kilo her iki cinse vermek vardır. Adalette daha kaslı olan erkeğe daha fazla daha az kaslı kadına daha az yük vermek vardır. Yaratılış özelliğini kabul bunu gerektirir.